Hattusa E-Kitap Arşivi: Ücretsiz E-Kitaplar

Kilise Ziyaretimden Deneyimlerim

Merhabalar. Birkaç gün önce kiliseye gideceğim için öneriler istediğim bir post açmıştım. Yorumlarda gidersen ne yaşadığını anlat diyenler vardı. Kilisenin açılış saatinde gittik(ziyaret günü). Görevli kişi (papaz mı bilmiyorum) kapıyı açıp buyrun dedi. İçeri girdiğimizde kolonya ikram ettiler ve içeride kilisenin tarihi hakkında bir tabela vardı. Girdiğimizde hemen yanımızda İncil ve birkaç çeşit hristiyanlıkla, imanla alakalı kitaplar vardı. Ücretsiz olduğunu belirtip alabileceğimizi söylediler. Eğer ihtiyacımız varsa (birilerine vericeksek) birkaç tane alabileceğimizi belirttiler. İçeri ben ve arkadaşım haricinde 2 çift girdi. Biz ibadet yeri olduğundan ve tam olarak kuralları bilmediğimizden olabildiğince nazik konuşup hareket ederken türbanlı ve müslüman bir kadın alay edercesine gidip kutsal sayılan hac işaretini tutarak değişik değişik yapıp yobaz kocasının onun fotoğrafını çekmesini istedi. Görevli olan kişi kendi kutsalı olmasına rağmen sadece baktı hiçbirşey demedi. Zaten içeri girerken “bi bakıp çıkıcaz” çiftten de anca bu hareket beklenirdi. O çiftin yerine ben utandım ama maalesef elimizden birşey gelmiyor. İçeride birçok fotoğraf çektik. Anonim olmak amacıyla bulunduğum ili açıklamak istemiyorum. Bulunduğumuz ilde 2 tane aktif kilise var. Birtanesi normal bir bina tarzında, diğeri (yani bizim gittiğimiz) kilise mimarisine sahip ama büyütülmesi, geliştirilmesini düşündüğüm bir yer. Diğer tüm kiliseler yıkık ve harabe halinde. Büyük ihtimalle birdaha gideceğiz ve bu sefer pazar günü gidip ibadete katılacağız. İlk sefer gideceğimden biraz çekiniyordum fakat hoşgörüleriyle bu çekincemi yendim. Çoğu sözde hacı, hoca gibi insanlara kötü muamele yapmıyorlar değer veriyorlar. Zaten İncil’de bunun doğru olduğu, iyi insan olmak gerektiğini belirtiyor. Kısa bir ziyaret olduğu için bu kadar yazabildim. Birdahaki sefere ibadete gidişimde daha detaylı yazacağım. Günleriniz esenlikle geçsin (Hristiyanların kullandığı bir kalıplaşmış cümle).
submitted by unluckybedouin to KGBTR [link] [comments]

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 10

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 10
https://preview.redd.it/o4ulfrp63id51.jpg?width=750&format=pjpg&auto=webp&s=cd5a993c71e87be745898fbbf5093e26c1f0101c

Marksizm 5.2

Yeri gelmişken, güçlü üretici ve tüketici hareketlerinin muazzam bileşimi ile bastırılmaları halinde devlet ve kapitalizmin ne yapacağı ve ne yapmak zorunda kalacağına dair öngörü, “Şimdi ne yapabiliriz? Devlet bunu yasaklayacaktır!” şeklindeki bildik kalıp ile işçilere bir uyarı olarak anlaşılmamalıdır. Bu tür bir uyarı bizim yolumuz ve bizim görevimiz değildir. Yine de diğerlerinin kendi rollerine göre hareket edeceğini varsayıyoruz; bu beklenir bir şeydir ve bize sıkıntı vermemelidir. Bu bakımdan her kim kapitalistlerin işçilerden çok daha az kazandığını ve işçilere çok daha fazla ödeme yaptığını görmeyi kendine görev addetmişse bizden şunu öğrenmiştir: başarılı bir sendika mücadelesiyle birleşmiş güçlü bir tüketici-örgütü uygun olan silahtır. Zira neredeyse hiç kimse bunun alternatifine, hükümet tarafından ücretin ve fiyatın sabitlenmesine, çok fazla umut bağlamayacaktır. Tıpkı gelir vergisi yoluyla kapitalistin fazla gelirine, bu fazlalığı örneğin işçi birlikleri aracılığıyla proletaryaya yönlendirmek için ilgili el koyma girişimine çok az umut bağlayacakları gibi. Bu da zar zor devrimci bir yöntemdir, kifayetsiz ve amatörcedir ve buna sadece geçiş aşamasında geçici olarak başvurulabilir. Benzer vasıtalar, Fransız devrimci hükümeti idaresi altında başarısız bir şekilde zaman zaman denenmiştir ve 1848’den hemen sonra Fransa’da Girardin tarafından da tavsiye edilmiştir. Lasalle’ın siyasal eylemi ve programı da bu yönde ilerlemiştir.
Bu bakımdan devrim ve sosyalizm, mücadele ve inşa bileşimi ile toplumu durma noktasına getirme amaçlı bu özel girişime karşı uyarıda bulunmuyoruz. Sadece bu noktadan şu anda çok uzak olduğumuzu ve tüketici kooperatiflerinin, bugün var oldukları gibi – gerçi bunların sosyalizmin sadece acınası başlangıcı olup olmadığını bilmeden – ciddi bir biçimde kapitalizmin fiyatlarını çökertmek ya da müşterilerini ellerinden almak için en az uygun olan vasıtanın bunlar olmadığını söylemeliyiz. Dolayısıyla sosyalizme çağrı yapanların ana görevi budur. Sosyalizm, eğer gelecekse, yalnızca tüketimle başlamalıdır ve başlayabilir.
Bu aşağıda açıklanacaktır. Buradaki görev, kapitalist üretim alanındaki tüm faaliyetlerin ve tüm tek taraflı mücadelelerin ve dolayısıyla üreticilerin tüm faaliyetlerinin kapitalizm tarihinin bir parçası olduğunu, başka da bir şey olmadığını göstermekti.
Kapitalizmin idaresi altında işçi, ihtiyacı dışında gelirini belirleyecek başka her hangi bir ilkeye sahip olmayı kaldıramaz. Lakin kendisinin ve ailesinin var olması için sadece yeteri kadar kazanmak hayati bir zorunluluk değildir; sağlığını, uykusunu ve dinlencesini uzun çalışma saatleri ile harap etmemek de böyledir.
Fakat üreticilerin sendika faaliyetini, işçilerin ekonomik olarak kendi kendilerine-yardımlarını ve yasal düzenlemeler için devlete uyguladıkları baskıyı tarif edip eleştirdiğimiz için bu örgütlerin ve mücadelelerinin iki önemli görevi daha kısaca ele alınmalıdır. Sendikaların ana görevleri halen daha çalışma saatlerinin kısaltılmasını ve ücret yapısındaki değişimi kapsamaktadır. Ki bunlar, yani götürü işin ikamesi ve günlük ödemeli sözleşmeli iş, birbiri ile yakından ilişkilidir. Götürü iş ve sözleşmeli iş elde edilen ürünün niteliğine ve niceliğine göre iş için yapılan ödemedir. Adil bir takas sisteminin emek için her zaman bu tür bir ödemeye geri döneceği söylenmelidir fakat insana karşı adil olmayan, insanın asli ihtiyaçlarını ihmal eden bir toplumda eşya odaklı adalet ile insanlara karşı adaletsizliğin şiddetlenmesinden daha kötü neredeyse hiçbir şey olamaz. Kapitalizmin idaresi altında işçi, ihtiyacı dışında gelirini belirleyecek başka her hangi bir ilkeye sahip olmayı kaldıramaz. Lakin kendisinin ve ailesinin var olması için sadece yeteri kadar kazanmak hayati bir zorunluluk değildir; sağlığını, uykusunu ve dinlencesini uzun çalışma saatleri ile harap etmemek de böyledir. Çalışma saatlerini kısaltma mücadelesi götürü işe ve sözleşmeli işe karşı çıkmak için işçiye yeni bir sebep de verir. Kısaltılmış saatler gelirini düşürmemeli ve kendisini çalışma yoğunluğunda ölçüsüz bir artışa zorlamamalıdır. Buna göre bazı mesleklerde örneğin inşaat sektöründe günlük değil saatlik ücret ödenmesi belirsiz bir değer taşır. Bu da işçileri daha az çalışma saati için verdikleri her savaşta aynı zamanda daha yüksek saat ücreti için de çarpışmaya zorlar ve genellikle böyle bir çekişme sonunda bir taviz ortaya çıkar: işçiler bir hedeflerini kazanırken diğerinden vazgeçmek zorunda kalırlar. Böylelikle mesela iş sürelerini kısaltırlar fakat aynı zamanda kendi gerçek gelirlerini azaltırlar. Buna göre kapitalist sistem altındaki her yerde işçiler sadece götürü işe ve sözleşmeli işe karşı değil saatlik ücrete de karşı çıkmak zorundadır. Günlük ücret kapitalist işçinin talebi olmalıdır. Bu durum kültür ve ahlak bozulmasının sesini duyan herkese şunu açıklar: yaşam pazarına giren ve mal takas eden işçi özgür bir adam olmayıp, iaşesi efendisi tarafından bahşedilmesi ve toplum tarafından garanti edilmesi gereken bir köledir. Günlük ücretler sistemi altında iş ile ürünlerinin niteliği ve niceliği arasında açık bir ilişki yoktur; quid pro quo (verilen şey karşılığında alınan şey) takası yoktur. Sadece geçimi arzulayan ihtiyaç vardır. Bu bakımdan biz yine fark ediyoruz ki kapitalist dünyada işçi kendi varlığını korumak için bir kapitalisti, kültür karşıtı kurumu savunmak zorundadır. İhtiyaç ve üretici olarak rolü işçiyi kapitalizmin bir hizmetçisi ve tebaası yapar. Kendi günlük ücret sistemi için verdiği örgütlü emek mücadelesinin, diğer bir deyişle gizli oy için siyaseten militan olan işçinin mücadelesinin devlet yaşamında muadili bulunur. Geçimini ürüne karşı ürün takas etmek yerine, yani ürün için fiyatı ya da ücreti almak yerine günlük iaşe ücreti biçiminde elde etmek ne kadar haysiyetsiz ise kişinin topluma karşı görevini ve hakkını oy kabininde korkudan saklanarak icra etmesi de aynı derecede acınasıdır. Egidy’nin halkın oyunu kullanmasını savunmasının sebebi buydu: özgür ve namuslu adamlar açısından oylamanın hiçbir kötü sonucu olamayacağını iddia etmişti. Fakat bu donkişotvari asil bir adam düşüncesiydi. Zamanımızda işçi günlük-ücret-kazanan olmayı ve vatandaş da ürkek kul olmayı istemelidir. Bireysel ölçekte, kapitalist ekonominin ve kapitalist devletin girift semptomlarının izhar olduğu yerde tedaviyi başlatmayı istemek imkânsızdır. İşçi yaşamını korumalıdır ve kapalı bir kabinde oy vermeye gitmediği takdirde yaşamı tehdit edilecektir. Bu arada günlük ücretini almadığı takdirde de geçimi tehdit edilecektir. Tüm bunlar ve burada konuştuğumuz her şey, kapitalizmi terk etmediğimiz müddetçe yaşamın zaruriyetleridir, fakat elbette bunlar sosyalizmin yolları ve araçları olmaktan çok uzaktır.
İş saatlerini kısaltmanın iki yönü bulunmaktadır. Bu yönlerden ilki sık sık anılmasına karşın ikincisi ile bildiğim kadarıyla çok ilgilenilmemiştir. İlk olarak, çalışma süresini kısaltmak işçi için, gücünü muhafaza edebilsin diye, gereklidir. Burada kapitalizm altında mücadele ve düzenleme için gerekli bir kurum olan sendikalara saldırmak bizim görevimiz değildir, zira bu kesinlikle aptalca ve neredeyse suç olurdu çünkü yaşayan insanın refahı hürmetine kapitalizmin her bir yönüne karşı çıkılmayacaktır. Serinkanlı ve objektif bir eleştiri önermekle birlikte bizlere burada bir an durup önemli çalışmaları için sendikalara hak ettikleri teşekkürü belirtmeliyiz. Sendikalar, tüm ülkelerde işçilerin yapageldikleri zahmetli işlerin, faaliyetlerini ruhsuz ve ölümcül sıkıcı kılan, aşırı yoğun tekniklerle kendilerini yorgun ve bunalımlı yapan fabrikalarda, çoğunlukla da kendilerini ilgilendirmeyen işlerin sürelerini kısaltmıştır. Onlara teşekkür etmeli ve onları övmeli: kaç kişiye iş saatlerinden sonra dinlenme, güzel bir aile yaşamı, ucuza elde edilebilen yaşam sevinci, güzel kitaplar ve yazılar ve kamu yaşamına katılım fırsatını sunmuşlardır. Kaç kişi – ve ne kadar az! Sadece son yıllarda bir başlangıç yapılmış ve çoğunlukla yetersiz, genellikle saçma bir biçimde kötü ve parti-politika vasıtaları ile elde edilen dinlenme saatlerinin doğru kullanımı için de bir şeyler yapılmıştır. Sendikalar uzun çalışma saatlerine karşı mücadelenin yanı sıra alkolizmin zararlarıyla savaşmak için ortaya çıkmıştır. Sadece üretken işçi ile değil işten sonra dinlenme zamanlarındaki işçi ile ilgilenmeyi de kendi görevleri addetmelidirler. Bu alanda daha yapılacak çok iş var ve halkımız arasında sanatçılar, şairler ve düşünürlerle işbirliği için çok fırsat var. Sadece sosyalizme çağırmamalıyız. Sadece düşüncenin sesini takip etmemeli ve geleceği inşa etmemeliyiz. Bizler için beden ve biçime dönüşmek isteyen ruhun hürmetine, dikkatimizi, halkımızın yaşayan insanlarına, yetişkinlerine ve çocuklarına çevirmeliyiz ve bedenleri ve ruhları güçlü ve iyi, sıkı ve esnek olsun diye elimizden gelenin en iyisini yapmalıyız. Sonra bu yaşayan insanlarla sosyalizme ilerlemeliyiz! Fakat bu ifadeden bunlara belli bir sözde sosyalist sanat veya bilim ya da eğitim sağlamamız gerektiği anlamı çıkarılmasın. Heyhat, parti broşürleri ve taraflı yazılar ile bu konuda ne kadar çok kötülük yapılageldi ve Sosyal Demokrat olana göre, sözde burjuva bilimi örneğin, ne kadar da çok değerli, doğal ve özgürdür! Bu tür tüm girişimler resmi, doktrinci bürokrasiye yol açar. İşçi sınıfı çevrelerinde sessiz ve sonsuz olan her şeyin küçümsendiği veya bunların bilinmediği, öte yandan ajitasyonun ve günün suni sloganlarının abartıldığı ve incelikten yoksun bir şekilde geliştiği [anlayışı] tüm Marksist ekollerin, Sosyal Demokratların ve de anarşistlerin paylaştığı büyük bir hatadır. Geçenlerde Sosyal Demokrat bir dernek tarafından desteklenen ve işçi sendikası üyelerinin katılım sergilediği Alman edebiyatı ile ilgili on konferans verdiğim büyük bir Alman şehrinde, bir konferans sonrasında, anarşist işçilerin daha önceden bana sormaktan kaçındıkları soruyu sormak için (lütfen bir ara kendilerine konferans vermemi istemek için) gelmelerini ben kendim de tecrübe ettim! O zaman kendilerine şu cevabı vermeye karar verdim: Goethe, Hölderlin ve Novalis, Stifter ve Hebbel, Dehmel ve Liliencron ve HeinrichvanReder ve Christian Wagner ve pek çok başka isim üzerine konuştuğum bir konferans verdim fakat siz bunları duymak istemediniz çünkü bize gelen insani güzelliğin sesini bilmiyordunuz, yaşamın güçlü ve sakin ritmi ve armonisi, dinlenmiş meltemlerin yumuşak hareketlerinde ve hareketsizliğin kutsal dinginliğinde olduğundan daha fazla fırtınanın sesinden bulunamaz. “Esen meltemin, damlayan suyun, büyüyen ekinin, dalgalanan denizin, yeşeren yeryüzünün, parlayan gökyüzünün, parıltılı yıldızların muhteşem olduğunu düşünüyorum: görkemli bir şekilde yaklaşan boranın, evleri paramparça eden şimşeğin, dalga getiren fırtınanın, ateş püskürten volkanın, tüm ülkeleri sallayan depremlerin önceki olaylardan daha fazla muhteşem olduğunu düşünmüyorum, aslında bunları salt daha yüksek yasaların etkileri oldukları için daha küçük düşünüyorum… İnsan ırkına kılavuzluk eden yumuşak ve nazik yasayı bir an için görmek istiyoruz… Adalet yasası, ahlak yasası, her insanın, diğerleri ile birlikte, saygın, onurlu ve güvenli yaşamasını isteyen yasa ki böylelikle insan yüksek insani yolu takip edebilsin, yoldaşlarının sevgisini ve takdirini kazansın. Böylelikle bir mücevher gibi korunsun, zira her insan diğer tüm insanlar için bir mücevherdir, bu yasa insanların diğer insanlarla birlikte yaşadığı her yerde bulunur ve insanın diğer insanlara karşı davranışlarında gösterilir. Bu yasa eşlerin birbirine duyduğu sevgide, ebeveynlerin çocuklarına olan sevgisinde, çocukların ebeveynlerine olan sevgisinde, erkek ve kız kardeşlerin sevgisinde, arkadaşların birbirine olan sevgisinde, iki cins arasındaki tatlı meyilde, geçinip gittiğimiz çalışkanlığımızda, küçük çevremiz, çok uzak yerler ve tüm dünya için eylemlerimizde bulunur…” (Albert Stifter) Bu yüzden burada yüksek sesle çağırdığımız, sessizce konuştuğumuz sosyalizm, aynı zamanda insanın birlikte yaşamının daimi güzelliğinin nazik gerçekliğidir. Sosyalizm, çirkin çağdaşlığın vahşi, çirkin geçişsel yıkımı değildir. Öyle bir yıkım ki belki de bir yan ürün olmak zorunda kalacaktır. Fakat yaşamın güzelliğinin nazik çalışması daha önceden ruhlarımızda ve ruhlarımız kanalıyla gerçek hayatta yapılmamış olsa [sosyalizmi]çağırmak yıkıcı, sağlık-sız ve yararsız olacaktır. Taşıdıkları tüm ateşli hevese rağmen tüm yeniliklerde viran, çirkin ve imansızca bir şeyler vardır. Tüm eski şeyler, ordu ve ulus devlet gibi en kötü nama sahip ya da arkaik kurumlar bile, eski ve bir geleneğe sahip olduklarından, tüm köhneliklerine, gereksizliklerine ve eskimişliklerine rağmen, güzelliğin deyim yerindeyse ışıltısına sahiptir. Bu yüzden, geçmişte, kadim ve kutsal yaşamda demirli, bitmiş, denenmiş ve test edilmiş bir şey olarak hâlihazırda yaşamlar yaratmak isteyen, ileriye yönelik tahayyüle sahip türde yenilikçilerden olalım. Bu yüzden daha çok kendi inşa ettiğimiz nazik, sonsuz ve bağlayıcı gerçeklik vasıtasıyla yıkalım. Cemiyetimiz [Bundt] bizleri gerçeklik dünyasına bağlayan ebedi güçlerle birlikte mücadele eden bir yaşam cemiyetidir. Bizleri güdüleyen düşüncenin gerçekten de bir düşünce, diğer bir deyişle ruhun sakin toplumu ile birlikte fani, parça parça ve yüzeysel geçici fenomenin ötesinde bizleri birleştiren bir bağ olmasına izin verin. Bu bizim sosyalizmimizdir, sanki ezelden beri var olmuş gibi geleceğin yaratılmasıdır. Anın coşkusundan, öfkeli, şiddetli tepkilerinden gelmesine müsaade etmeyin, ruhun varlığından, beşeriyetimizin geleneğinden ve mirasından gelmesini sağlayın.
Teknolojinin elinde neredeyse her zaman artan işi salt makinelerin hizmetçileri olan insanların faaliyetlerinden çıkarma ihtiyacını karşılayacak düşünceleri ve modelleri bulunur.
Sendikalara çalışan insanların dinlenme vakti ve boş zaman edinmeleri için verdikleri mücadeleleri nedeniyle minnettarlığımızı ifade etmek amacıyla konudan saptık. Burada söylenen her şeyi teşekkürümüz olarak kabul edin. Salt arkaik ve eskimiş olana ait korkunç çürüyen urların ürünleri, sonuçları ve aksi tesiri olmaktan ziyade bir zamanlar ortak olan ve şimdilerde bir başına bırakılan batmış ruhu yeni biçimlere ve yaşama ve güzelliğe geri yönlendiren üretken insanlar olmayı istediğimiz için, minnettarlığımız da üretken olmalı ve işçilerin dinlenme vaktini ve serbest zamanını oluşturması gereken şeye yönlenmelidir. Ancak o zaman sağlıklı, güçlü ve ruhani insanlar, bizden kadim bir şeymiş gibi çıkması gereken yeni gerçekliği hazırlayabilecektir, eğer herhangi bir faydası ve kalıcılığı varsa.
Çalışma saatlerinin azaltılması işçiler için daha fazla boş vakit yaratır. Ancak kişi bu gerçeğe sevinse bile, bu tür kazanımların genellikle nasıl sonuçlara sahip olduğunu gözardı etmemelidir: işçilerin gücünün daha fazla sömürülmesi, işin yoğunluğunun artması. Çoğunlukla yüksek düzeyde kapitalistleştirilmiş müteşebbis, örneğin büyük bir anonim şirket, işçilerin zaferinden sevinç duymakta haklıdır. Diyelim ki belli bir sektörün tüm müteşebbisleri, çalışma saatlerini kısaltmaya zorlanmış olsun. Büyük teşebbüsler işçiyi seri makinelerin hizmetine daha da sürekli olarak zincirleyen yeni makineleri getirmek suretiyle bundan kaynaklanan kayıplarını genellikle tazmin edebilmektedir. Böylelikle orta ve küçük ölçekli rakipleri üzerinde büyük bir avantaj kazanırlar. Elbette bazen tersi gerçekleşir ve devasa teşebbüsün muazzam mekanizmasını yeniden şekillendirmesi engellenir. Öte yandan orta ve küçük ölçekli müteşebbis, aktif satışı varsa ve kredisi iyiyse, yeni koşullara daha kolay adapte olabilir.
Teknolojinin elinde neredeyse her zaman artan işi salt makinelerin hizmetçileri olan insanların faaliyetlerinden çıkarma ihtiyacını karşılayacak düşünceleri ve modelleri bulunur.
Bu, çalışmaksızın daha uzun bir gecenin diğer acı tarafıdır: daha yorucu iş günü. Yaşayan insan, aslında sadece yaşamak için çalışmaz, işte iken yaşamını hissetmek ve iş sırasında işinden sevinmek ister. Akşamları sadece boş zaman, dinlenme ve neşe değil, hepsinden öte faaliyetinin kendisinden, bedeninin fonksiyonlarında ruhunun güçlü varlığından haz almaya ihtiyaç duyar. Çağımız sporu, kaslar ve sinirlerin verimsiz, oyunbaz faaliyetini, bir tür işe veya uğraşa çevirmiştir. Gerçek kültürde işin kendisi bir kere daha tüm enerjilerimizin oyunbaz sağılışına dönüşür.
Ayrıca sanayici, çalışma süresinin kısaltılmasının kendisinden götürdüklerini yeniden kazanmak için, teşebbüsünün mekanik aygıtını değiştirmek zorunda bile kalmaz. Fabrikada demir ve çelikten inşa edilmemiş ilave bir mekanizma vardır: çalışma sistemi. Birkaç yeni düzenleme, birkaç yeni denetleyici ve ustabaşı pozisyonu genellikle bir teşebbüsü yeni makinelerden daha çok hızlandırır. Ancak bu tür bir sistem nadiren uzun ömürlü olur. Her zaman işçinin tembelliği veya doğal yavaşlığı ile gözetmenlerin sevk edici enerjisi arasında sessiz bir mücadele vardır. Zamanla iş insana karşı insan meselesi haline geldiğinde, her zaman bir tür eylemsizlik yasası kazanır. Yavaş çalışma için verilen bu mücadele her zaman, sınıf mücadelesinde bilinçli bir silaha ve sözde sabotaj biçimine dönüşmeden çok önce, var olmuştur. Belli bir amaç için, yavaş, ucuz, kötü hatta zararlı iş teslim etmek üzere işçilere çağrıda bulunan bu tür bir sabotaj, özel durumlarda, mesela postane, demiryolu veya liman işçileri grevlerinde mükemmel hizmet gerektirebilir. Bununla beraber sorgulanabilir bir yanı da vardır. Üretici rolünde işçilerin aşırı mücadele araçları [kullanılırken] sınıf bilincine sahip militanın nerede sona erdiğini ve ruhen boş, harap ve yoz, her tür faydalı işin tiksindirici geldiği sorumsuz insanın nerede başladığını ayırt etmek her zaman mümkün olmaz.
Hızlandırılmış çalışma sisteminin sadece geçici etkisi olur fakat makine amansızdır. Kendisine ait belirli bir atım sayısı, verili çıktısı vardır ve işçi artık az çok insan kişisine değil insan enerjisini sömürmek üzere insanlar tarafından yaratılan metal şeytana dayanır. İnsanın işindeki neşesinin psikolojik düşüncesi burada tali bir rol oynar; her işçi bilhassa acı bir biçimde bilir ve hisseder ki makineler, aletler ve hayvanlar çalışan insandan daha iyi muamele görür. Bu, yukarıda söylenen herhangi bir şey kadar provokatif, demagojik abartı olmaktan uzaktır. Bu, soğuk, sade hakikattir. İşçilere genellikle azami kızgınlık tonuyla köleler denmektedir. Ancak kişinin, birinin ne dediğini bilmesi gerekir ve “köle” gibi kelimeyi dahi ciddi, edebi anlamı ile kullanmalıdır. Köle, ölümü maliyete sebep olduğundan – yeni bir köle alınmak zorundadır – psikolojik olarak yönlendirilmesi gereken, himaye edilmiş (protege) [kişidir]. Modern işçinin efendisiyle ilişkisinin korkunç tarafı şudur ki modern işçi kesinlikle bu tür bir köle değildir; çoğu durumda müteşebbis işçinin yaşamasına ya da ölmesine tümüyle kayıtsız kalabilir. Modern işçi kapitalist için yaşar fakat kendisi için ölür. İkame edilebilirdir. Makineler ve atlar satın alınmak zorundadır ki her ikisi de satın alım ve işletim maliyetlerini kapsar. O yüzden köle önce satın alınmalı ve çocuk olarak dahi eğitilmeli ve sonra onun iaşesi sağlanmalı idi. Modern müteşebbis modern işçiyi ücretsiz edinmektedir; birine ya da diğerine geçimlik ücret temin etmek kendisi açısından farksızdır.
Teknolojinin sınırları, kapitalizme dâhil olduğu için, insanlığın sınırlarının ötesine geçmiştir. İşçilerin yaşamı ya da sağlığı ile ilgili çok fazla bir kaygı yoktur (burada kişi sadece makineleri düşünmemelidir; atölyelerin ve fabrikaların kirli havasında bulunan tehlikeli metal atıklarını, tüm şehirler üzerindeki havanın zehirlenmesini de hatırlamalıdır) ve kesinlikle işçilerin yaşam sevinci ya da iş sırasında rahat etmesi ile ilgili kaygı da yoktur.
Yine burada müteşebbis ile işçi arasındaki ilişkinin duyarsızlaşması ve insanlıktan uzaklaşması sırasında kapitalist sistem, modern teknoloji ve devlet kapitalizmi ele ele yürür. Kapitalist sistemin kendisi işçiyi sayıya indirger. Teknoloji, kapitalizm ile ittifak içinde işçiyi çarkın bir dişlisi yapar. Son olarak devlet, kapitalistin işçisinin ölümüne yas tutmaması için hiçbir gerekçesi olmamasından hatta ölüm ya da kaza durumlarında işçi ile şahsen ilgilenme ihtiyacı duymamasından emin olur. Devletin sigorta kurumları kesinlikle pek çok açıdan ele alınabilir fakat bu yönü de gözden kaçırılmamalıdır. Onlar da yaşayan insanlığı kör işleyen bir mekanizma ile değiştirir.
Teknolojinin sınırları, kapitalizme dâhil olduğu için, insanlığın sınırlarının ötesine geçmiştir. İşçilerin yaşamı ya da sağlığı ile ilgili çok fazla bir kaygı yoktur (burada kişi sadece makineleri düşünmemelidir; atölyelerin ve fabrikaların kirli havasında bulunan tehlikeli metal atıklarını, tüm şehirler üzerindeki havanın zehirlenmesini de hatırlamalıdır) ve kesinlikle işçilerin yaşam sevinci ya da iş sırasında rahat etmesi ile ilgili kaygı da yoktur.
Bunlardan etkilenen Marksistler ve işçi kitleleri, sosyalistlerin teknolojisinin bu çerçevede kapitalist teknolojiden temelde ne kadar farklı olduğu (gerçeğinden) tümüyle bihaberdir. Teknoloji, kültürlü halk arasında kendisini kullanmak isteyen özgür insanların psikolojisine göre yönlendirilmelidir. İşçilerin kendileri hangi koşullar altında çalışma istediklerine karar verdikleri zaman üretim dışında harcamak istedikleri zaman ile üretim içinde kabul etmeye istekli oldukları işin yoğunluğu arasında uzlaşma sağlayacaktır. Kayda değer şahsi farklılıklar olacaktır: bazıları dinlenme ve boş vakitlerine daha uzun zaman harcayabilmeleri için çok hızlı ve enerjik çalışacak, diğerleri ise günün hiçbir saatini salt araçlara indirgemeyi tercih etmeyecek ve işlerinin kendisinin zevkli olmasını ve rahat bir tempoda ilerlemesini isteyecektir.
Bugün bunların hepsi göz önünde tutulmamaktadır. Teknoloji tümüyle kapitalizmin etkisi altında bulunmaktadır. Makine, alet, insanın ölü hizmetçisi, insanın efendisine dönüşmüştür. Büyük ölçüde kapitalist bile kendi getirdiği mekanizmaya bel bağlar ve bu an, kısaltılmış çalışma süresinin ikinci yönünü inceleyebileceğimiz andır. İlki teknolojinin işçinin gücünü muhafaza etmesine hizmet etmesiydi; artan iş yoğunluğunun ne ölçüde bu eğilimi karşıladığını şimdi gördük. Fakat çalışma saatlerinin kısaltılması işçi sınıfının yaşayan üyeleri açısından işsizlerin sayısını azaltan ilave pozitif etkiye de sahiptir.
Anlayacağınız sanayici makinesini kapasitesine göre kullanır. Makineler, karlı olabilmeleri için belli bir süre çalışmalıdır. Eğer teşebbüsü kar edecekse sanayici yurt içinde ve dışında rekabetine uyum sağlamalıdır: sanayici elektrik santrali masrafını çıkarmak için pek çok sektörde makinelerini gece gündüz çalıştırmaya zorlanmaktadır. Bu yüzden çalışma saatleri kısaltıldığında sanayici daha fazla işçi alacaktır. 24 saatlik çalışma periyodunu, yani nöbetleşe vardiya sistemini getirmek için işçiler ile mücadele fırsatını sık sık kullanacaktır. Kâr ihtiyacı, sistemin talepleri, işçilerin talepleri, bunların hepsi genellikle müştereken, daha fazla işçinin istihdamına ve dolayısıyla sözde yedek sanayi ordusunun sayısının düşmesine yol açar. Sınır hep teşebbüsün kârlılığı ile belirlenir ve bu vesile ile sistemin gerektirdikleri ile piyasanın hazmetme kapasitesi arasında bir tür anlaşma sağlanır.
Genellikle müteşebbis, elektrik santralini makinesi ile bu makineleri çalıştıran işçilerin sayısı tarafından belli bir hacimde işletmeye devam ettirmek için zorlanmaktadır ve piyasa çıktıyı tüketemez hale gelirse o zaman sanayici fiyatları düşürmelidir: zira yeterince ucuz olduğu müddetçe kapitalist piyasa tüm malları emebilir. Bir kapitalistin gece gündüz çalışan binlerce işçisinin olmasının sebebi budur ve yine de her saat başı para kaybeder. Kapitalist bunu fiyatların yine artacağı daha iyi zamanların umuduyla kabul eder. Bu umut gerçekleşmezse belli günlerde tesisinin bir kısmını ya da tamamını kapatmak zorunda kalacaktır.
Teknolojinin kapitalizmin etkisi altında bulunduğuna dair ifademiz kapitalizmin de buna mukabil kendi yarattığı teknolojinin kölesi olduğu sonucu ile tamamlanmalıdır. Bu açmaz sihirbazın çırağının açmazı gibidir: “Çağırdığım ruhlardan bir daha kurtulamıyorum!”. Refah, zamanlarında, lehte piyasa koşullarında teşebbüsünü belli bir ölçekte ayarlayan her kim olursa olsun artık ne kadar üretmesi gerektiği ile ilgili bir seçeneğe sahip değildir. Müteşebbisin kendisi de kendi makine çarklarına bağlanır ve genellikle işçileri ile birlikte ezilir.
Burada, kapitalist üretimin spekülasyonla en yakın bağlantılı olduğu noktalardan birine temas ettik. Kapitalizm ölçeğinde çok az insan ancak teşebbüsünün ve piyasasının koşulları yüzünden spekülasyona zorlanmayacaktır. Herkes, birbirinden tümüyle bağımsız şu iki faktöre dayandığı ölçüde spekülatördür: birincisi, müteşebbisin insanlardan ve makinelerden müteşekkil aygıtının gerektirdikleri ve ikincisi dünya piyasasının fiyat dalgalanmalarıdır. Bu durumdaki insanlar – ki genellikle yıllarca her hafta yüzlerce ya da binlerce işçiye sabit bir ücret ödeyip her hafta kayıp yaşarlar – “İşçilerim benden iyi durumda!” sızlanması ile sık sık feryat etmelidir. Sayısız endişe ile eziyet çeken zavallı zengin adam genellikle servetinin bir kısmı ile borsada başarılı spekülasyonlar yaparak kendisini kurtarabilir. Bu şekildeki ticaret, spekülasyon alanındaki kötü şansını dengeler. Öte yandan işi gelişen kişi sık sık tümüyle farklı bir sahadaki spekülasyonlar yüzünden kendisini mahvedebilir. Kapitalist pazara bağımlı olan herkes spekülason yapmalı, en değişken sahalarda spekülasyon yapmaya kendini alıştırmalıdır.
Marksizm sosyalizmin bizzat burjuva toplumunun kurumlarında ve yıkıcı sürecinde hazırlanmakta olduğunu, sürekli büyüyen, her zamankinden kararlı ve her zamankinden daha devrimci proleter kitlelerin sosyalizmi getirmek için bir gereklilik, tarihsel olarak kaderi belirlenmiş bir eylem olduğunu iddia etmişti. Fakat gerçekte kapitalist pazar için üretici rolündeki işçilerin söz konusu mücadelesi sadece kapitalizm içerisindeki kısır döngüdür.
Kapitalizm altında acı çeken işçi bu belirleyici gerçek ile ilgili çok az şey bilir. İstisnasız herkes kapitalist koşullar altında ölçüsüz acı çeker ve çok az neşeye sahiptir, gerçek neşesi yoktur. İşçinin, kapitalistin yüzleştiği korkunç, alçaltıcı ve baskıcı kaygılara, katlanmak zorunda olduğu tümüyle gereksiz ve tümüyle verimsiz eziyet ve gerginliğe dair de çok az bilgisi vardır. Ve işçiler kendileriyle kapitalistler arasındaki bu benzerliğin yeterince farkında değildir. Sadece kapitalistler değil, iş gücündeki yüzbinlerce insan da tümüyle faydasız, verimsiz, yersiz işten karlarını veya ücretlerini kazanır. Kesinlikle bugün gittikçe daha fazla lüks mallar yaratan üretime yönelik korkunç bir eğilim vardır. Buna proletarya için beş para etmez mallar da dâhildir. Gerçek ihtiyaçları karşılamak içinse çok az makul ve gerekli ürün üretilir. Gerekli ürünler gittikçe daha pahalı, lüks anlamında değersiz ve ucuz hale gelmektedir – temayül budur.
Sendika faaliyetlerine ayrılan konu dışı sapmamızdan dönelim ve son bir özet verelim.
Kapitalizmden çıkarı olan müteşebbislerin, imalatçıların ve tüccarların ve de kendi geçimlerini kazanmakla ilgili olan işçilerin ve son olarak devletin kapitalist ekonomi sisteminin korunması için nasıl çalışmak zorunda olduğunu ve hepsinin bu çalışmayı nasıl devam ettirdiğini gördük. Tüm insanların bu karşılıklı sömürüye nasıl bulaştığını, nasıl hepsinin ittifakla kendi özel çıkarlarını nasıl koruması gerektiğini ve amme menfaatine zarar vermek zorunda olduğunu ve hangi kapitalizm seviyesinde bulunurlarsa bulunsunlar hepsinin nasıl güvencesizlikle tehdit edildiğini de ilave olarak not ettik.
Bunu gördüğümüzde Marksizm’in başarısızlığını da gördük çünkü Marksizm sosyalizmin bizzat burjuva toplumunun kurumlarında ve yıkıcı sürecinde hazırlanmakta olduğunu, sürekli büyüyen, her zamankinden kararlı ve her zamankinden daha devrimci proleter kitlelerin sosyalizmi getirmek için bir gereklilik, tarihsel olarak kaderi belirlenmiş bir eylem olduğunu iddia etmişti. Fakat gerçekte kapitalist pazar için üretici rolündeki işçilerin söz konusu mücadelesi sadece kapitalizm içerisindeki kısır döngüdür. Bu mücadelenin işçi sınıfının durumunda genel bir iyileşmeye sebep olacağı dahi söylenemez; sadece bu mücadelenin ve mücadelenin etkilerinin işçi sınıfını kendi durumlarına ve toplumun genel koşullarına alıştırdığı görülebilir.
Marksizm, kapitalist şartları koruyan, kapitalizmi güçlendirip kapitalizmin halkın ruhuna etkilerini daha da viran eden, önemsiz de olmayan faktörlerden biridir. Halklar, burjuva ve aynı ölçüde işçi sınıfı sırf para kazanma amacı için duyarsız, spekülatif ve kültürsüz üretim koşullarına her zamankinden daha fazla müdahil olmuştur. Bu koşullar altında en çok acı çeken ve genellikle zorluk, yoksunluk ve yokluk içinde yaşayan sınıflarda net bilgi, isyan ve iyileşme arzusu gittikçe azalmaktadır.
Kapitalizm bir ilerleme dönemi değil, gerileme dönemidir.
Sosyalizm, kapitalizmin daha fazla gelişmesi ile gelmez ve üreticilerin kapitalizm içerisindeki mücadelesi olamaz.
Bunlar, vardığımız sonuçlardır.
İçinde bulunduğumuz yüzyılın da parçası olduğu yüzyıllar bir olumsuzlama zamanıdır. Birlikler ve şirketler, bizim geldiğimiz daha evvelki kültürlü zamanın tüm ortak yaşamı, tüm güzel dünyevi faaliyeti ve motivasyonu, cennet yanılsamasına sarılmıştı. Üç şey birbirinden ayrılmaz şeklide birleşmişti: birincisi, yaşamdaki birlik ruhu, ikincisi, tarifi imkânsız birlik, evrenin ruhsallığı ve önemi için sembolik dil – zira ferdin ruhunda doğru olarak kavranmıştır – ve üçüncüsü, hurafedir.
Zamanımızda, motomot anlaşılan Hristiyan dogmatik düşüncelerin hurafeleri ciddi saldırıya uğramıştır ve halk arasında giderek daha çok yerinden olmaktadır. Yıldızlar evreni keşfedilirken yeryüzü ve onun üzerindeki insan aynı anda daha küçük ve daha büyük hale gelmiştir. Dünyevi faaliyet genişlemiştir.
Zamanımızda, motomot anlaşılan Hristiyan dogmatik düşüncelerin hurafeleri ciddi saldırıya uğramıştır ve halk arasında giderek daha çok yerinden olmaktadır. Yıldızlar evreni keşfedilirken yeryüzü ve onun üzerindeki insan aynı anda daha küçük ve daha büyük hale gelmiştir. Dünyevi faaliyet genişlemiştir. Şeytan, göksel güçler, yer altı cinleri ve iblis korkusu yok olmaya başlamıştır. İnsan dünyaların sonsuz uzayında, kendi etrafını dönen küçük yıldız üzerinde, Tanrı’nın grotesk dünyasına göre, daha güvende hissetmiştir. Etkileri kesin bir şekilde ölçülebilen reddedilemez doğal güçler bilinir hale gelmiştir. Korku olmaksızın bunlar kullanılabilir ve bunlara itimat edilebilir. Yeni iş ve doğal ürün işleme yöntemleri bulunmuştur. Yeryüzü keşfedilmiş ve tüm yüzeyi yeniden iskân edilmiştir; tüm dünyada seyahat ve iletişim henüz alışamadığımız ve bize hala inanılmaz gelen bir hızla gelişiyor ve tüm bunlarla bağlantılı olarak aynı anda yaşayan insan sayısı önemli oranda artmıştır. İhtiyaçlar ve de bu ihtiyaçları karşılama vasıtaları olağanüstü artmıştır.
Hurafe içinde olduğumuz bu olumsuzlama çağında kesinlikle sarsılmıştır. Olumlu bazı şeyler de hurafenin yerini almıştır: objektif doğa terkibi bilgisi doğadaki şeytani düşmanlara ve dostlara olan inancı ilga etmiştir. Ruh dünyasının ani kaprislerinden ve ihanetinden duyulan korkuyu doğa üzerinde kurulan iktidar takip etmiş ve sayısız ruh ve perinin bu ölümü insanların çocuklarının doğum oranında olağanüstü artışta gerçek ifadesini bulmuştur.
Fakat tüm derin hisler, tüm coşkunluk ve insan birliği ve bağı ruh-cennet ile derin bir biçimde iç içe geçmiştir. Keşfettiğimiz yıldız dünyalar, etkilerine aşina hale geldiğimiz doğal güçler sadece dışsaldır; faydalıdır ve dış yaşama hizmet eder. Bunların birliğini iç yaşantımızla her şekilde, bazen derin bazen sığ felsefelerle, doğa teorileriyle ve şiirsel ilhamlarla ifade etsek de, bizim bir parçamız değildir, hayat kazanmamıştır. Bilakis, hakikatinde dünyanın, özümüzde taşıdığımız şekliyle, faydacı duyularımızın bize söylediklerinden tümüyle farklı, daha önce canlı olan ne varsa, imge ya da inanç ya da tarif edilemez bilgi ve de bu dünya görüşüne bağlı küçük gönüllü gruplardaki hakiki insan toplumu hepsi birlikte hurafe ile gerilemiştir. Bilim ve teknolojideki tüm gelişmeler bunun en düşük yedeğini sağlamayı başaramamıştır.
İşte bu nedenle bu zamanlara gerileme dönemi diyoruz çünkü kültürün ana özelliği, insanları bir arada tutan ruh, gerilemiştir.
Eski hurafeye ya da anlamını yitirmiş sembolik dile geri dönüş girişimleri, eski şablonlara bağımlı, hissi akıldan daha güçlü olan halkın zayıflığı ve köksüzlüğü ile bağlantılı sürekli yenilenen bu tepki çabaları tehlikeli engellerdir ve de nihayetinde sadece sonucun belirtileridirler. Kendisi örgütlü ruhsuzluk olan devletin baskıcı yönetimi ile bağlantılı oldukları zaman, ki kolaylıkla böyle olur, daha rahatsız edici olurlar.
O halde gerilemeden bahsedince, bu bahsimizin ruhbanın dünyamızın günahkârlığı ile ilgili şikâyeti ya da dönüşüm çağrısı ile hiçbir ortak yönü yoktur. Bu çöküş geçici bir devir olup bünyesinde yeni bir başlangıç, taze bir iyileşme, birleşik bir kültürün tohumlarını barındırır.
her kuruntunun, her dogmanın, her felsefenin ya da dinin dış dünyada değil kendi iç dünyamızda köklere sahip olduğunu hatırlayalım. İnsanların doğayı ve kendisini uyumlu kıldığı tüm bu semboller bu bakımdan halkların komünal yaşamına güzellik ve adalet getirmeye uygundur çünkü bunlar içimizdeki sosyal dürtünün yansımalarıdır ve çünkü kendisi ruha dönüşen bizim kendi biçimimizdir.
Sosyalizmi, ruhsal bir hareket olarak insanlar arasında yeni şartlar için mücadeleyi düşünmek, diğer bir deyişle yeni insan ilişkilerine varmak için tek yolun insanların kendileri için yaratan ruhtan etkilenmeleri gerektiğini anlamak bizim için çok acil olmakla birlikte geriye, geri getirilemeyen bir geçmişe doğru bakmamamız ve güçlü olmamız da aynı şekilde önemlidir. Kısacası, kendimize yalan söylememeliyiz. Cennet sanrısı, hakikat, felsefe, din, dünya görüşü veya kişi, dünya ile ilgili hissiyatı kelimeler ve biçimler şeklinde billurlaştırma çabalarına her ne ad vermek istiyorsa o, şimdilerde bizim açımızdan sadece bireyler olarak var olmaktadır. Toplulukları, mezhepleri, kiliseleri, bu türden ruhsal muadillerine dayanan her türde birlik kurma girişimi sahteliğe ya da tepkiye yol açmıyorsa en azından sırf zayıf bir lafügüzafa sebep olur. Duyular dünyasının ve doğanın ötesine giden her şeyde derin bir biçimde yalnızız ve sessiz bir yalıtılmışlığa tabiyiz. Bu da tüm dünya görüşlerimizin hiç bir yıkıcı ihtiyaç, etik inandırıcılık içermediği, ekonomi ve toplum üzerinde bağlayıcı olmadığı anlamına gelir. Bunu, böyle olduğu için, kabul etmeliyiz ve bireysellik çağında yaşadığımız için bunu pek çok şekilde, memnuniyetle ya da vazgeçerek, umutsuzca ya da arzu ile, kayıtsızca ya da hatta isyankarca kavrayabiliriz.
Ancak her kuruntunun, her dogmanın, her felsefenin ya da dinin dış dünyada değil kendi iç dünyamızda köklere sahip olduğunu hatırlayalım. İnsanların doğayı ve kendisini uyumlu kıldığı tüm bu semboller bu bakımdan halkların komünal yaşamına güzellik ve adalet getirmeye uygundur çünkü bunlar içimizdeki sosyal dürtünün yansımalarıdır ve çünkü kendisi ruha dönüşen bizim kendi biçimimizdir. Her ruh komünal ruhtur ve ister uyanık ister uykuda bütüne, diğerleri ile birleşmeye, topluma, adalete yönelik dürtünün dindiği hiç bir birey yoktur. Topluluk amaçları için gönüllü birliğe yönelik doğal dürtü kökleşmiştir fakat bu dürtü uzun yıllar kendisinden kaynaklanan dünya kuruntuları ile bağlantılı olduğu ve şimdilerde kaybolduğu ya da çürüme sürecinde olduğu için sert bir darbe ile uğraşmış ve uyuşmuştur.
O halde insanlar için öncelikle bir dünya görüşü yaratmak zorunda değiliz; bu tümüyle suni, geçici ve yetersiz, hatta romantik ve ikiyüzlü olurdu ve aslında bugün modaya tabii olurdu. İçimizde yaşayan, bireysel komünal ruh realitesine sahibiz ve sadece bu ruhun yaratıcı bir şekilde çıkmasına izin vermeliyiz. Küçük gruplar ve adalet toplulukları yaratma arzusu – bir halk oluşturmak için göksel bir sanrı ya da sembolik bir biçim değil, dünyevi toplumsal neşe ve hazır oluş- sosyalizmi ve gerçek bir toplumun başlangıcını getirecektir.
Ruh doğrudan harekete geçecek ve yaşayan insanlıktan kendi görünür biçimlerini yaratacaktır: sonsuzluk sembolleri topluluklara, ruhun tecessümleri dünyevi adalet şirketlerine, kiliselerimizdeki aziz imgeleri rasyonel ekonominin kurumlarına dönüşecektir.
Rasyonel ekonomi: bu kelime kasıtlı olarak kullanıldı çünkü burada bir şey daha eklenmelidir.
Bu çağa gerileme devri dedik çünkü esas – ortak ruh, gönüllülük, halk yaşamının ve biçimlerinin güzelliği – zayıflatılmış ve yıkılmıştır. Bilimde, teknolojide ilerlemeye, nesneleştirilmiş doğanın tarafsız fethine ve zaptına başka bir isim – aydınlanma – verilmiştir. Akıl daha kıvrak ve net hale gelmiştir; – en geniş anlamıyla – doğadan fiziği kazandığımız için, fiziğin fiili uygulamaları değerini kanıtladığı için ve doğanın güçlerini sömürerek matematiği kullanmayı öğrendiğimiz için, şimdi de, tüm dünyada olağanüstü geniş bir sahada insan ilişkilerinin teknolojisini uyguladıkça matematiğin sıkça uygulanması, iş bölümü ve bilimsel yöntemler ile en doğru ve makul olanı yapmayı öğreneceğiz. Önceleri her ikisi de oldukça gelişmiş olan sanayi teknolojisi ve ekonomik ilişkiler adaletsiz bir sisteme ve anlamsız bir güce koşulmuştu. Fakat hem psiko-endüstriyel hem ekonomik-sosyal teknoloji artık yeni kültüre, geleceğin insanlarına yardım edecektir, tıpkı daha önce ayrıcalıklı olanlara, güçlü olanlara ve borsa spekülatörlerine hizmet ettikleri gibi.
Bu bakımdan içinde olduğumuz gerileme devrinden bahsetmek yerine – eğer istersek – doğa gözlemi ve hâkimiyetinin, teknoloji ve rasyonel ekonominin hiç olmadığı kadar üstünlük kazandığı ilerlemeden de bahsedebiliriz. Ta ki birkaç yüzyıldır gömülü olan ortak ruh, gönüllülük ve sosyal dürtü yeniden zuhur edene kadar, insanları zapt edip bir araya getirene kadar ve yeni güçlerin kontrolünü eline alana kadar.
Bir kez, bireylerdeki aynı ruh eğilimi doğal dürtüsü ile bu yeni kapasiteleri ele geçirip bunları mücessem gruplara katınca bireyi dönüştüren, fenomeni uyumlu birliklere ayıran düşünce, holistik perspektif, bir kez daha bireysel insan ruhundan çıkacak ve bir insanlar cemiyetine, tüzel kişiye ve birleştirici bir biçime dönüştürecektir. Bir kez bu dünyevi-cismani ruh biçimi var olunca yeniden insanların yüzyıllar boyunca ruhsal coşkunluğa uyumlu dünya görüşüne ve kuruntusuna sahip olması kolaylıkla mümkün olabilir. Bu duygulara bu kadar yenik düşmeyi istemiyoruz, buna karşı kendimizi koruyoruz ve bağlılık düşkünü değiliz. Ayrıca herhangi bir ihtimal dâhilinde bu döngünün bir kez daha kapanması gerektiği, düşünce ve birliğin kozmik-dini, suni hurafe biçimine bağlanmak zorunda kalacağı ve ortak ruhun cesaretinin bir kere daha kırılacağı ve yalıtılmışlığın yeniden eski haline döneceği vb. ile ilgili bir şeyler söyleyebilmek için insan tarihinin gidişatına ilişkin çok az şey biliyoruz. Bu tür inşaları yapmaya hakkımız yok. Tüm bunlar bir zorunluluktan ibaret olabilir fakat gelecek tümüyle farklı olabilir. Bu tür bir bilginin halen daha uzağındayız. Görevimiz önümüzde şu anda net olarak duruyor: yalancılık değil hakikat. Bir din taklidinin yapaylığı değil, bireylerin tüm ruhsal bağımsızlığını ve çeşitliliğini kısıtlamadan toplumsal yaratımın gerçekliği.
Hazırlamak istediğimiz, köşe taşlarını yerleştirmek üzere olduğumuz yeni toplum eski hiçbir yapıya geri dönmeyecektir. Bu son yüzyıllarda medeniyetin keşfettiği araçlara sahip bir kültür, yeni bir biçimde eski olacaktır.
Ancak bu yeni insanlar kendi kendine gelmez: yanlış bilimin Marksistinin bu “gelmek zorunda”yı anladığı gibi “gelmek zorunda” değildir. Gelmelidir, çünkü biz sosyalistler onun gelmesini istiyoruz ve hâlihazırda ruhlarımızda bu tür bir insan biçimlerini taşıyoruz.
Nasıl başlayacağız? Sosyalizm nasıl gelecek? Ne yapılmalı? Öncelikle mi yapılmalı? Hemen mi yapılmalı? Buna cevap vermek son görevimiz olacak.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5528
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]

Evden Para Kazanma Yolları | 2020 | Türkçe

Evden para kazanma yolları özellikle son yıllarda, internetteki mecraların da giderek artmasıyla, internetin başında olan birçok kişi tarafından sıkça aratılan cümlelerden biridir. Günümüzde interneti sıkça kullanan herkes “İnternetten nasıl para kazanılır?” Sorusunu sorar hale geldi. Hâl böyle olunca birçok blog ve websitesi de bu konular üzerine yazılar yayınlayarak bu insanlar için rehber olmaya çalıştılar. Evden Çalışarak Para Kazanma
Ben de “Evden para kazanma yolları” adlı bu yazımda internet üzerinden para kazanma yollarından kendi tecrübelerimle edindiğim kısımları sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu yüzden sizler için bir liste hazırladım. Bu liste ile online para kazanma yollarının birçok farklı versiyonu ile sizleri tanıştıracağım.
Şimdi eğer hazırsanız, daha fazla lafı uzatmadan bu listeye birlikte bakalım:
  1. Anket doldurmak
  2. Domain ticareti
  3. Captcha çözmek
  4. Online ürün satışı
  5. Makale yazmak
  6. YouTube kanalı
  7. Udemy eğitimi satmak
  8. Blog açmak
  9. Stok fotoğraf satımı
  10. Affiliate marketing
  11. Yorum satışı
  12. Backlink satışı
  13. E-Kitap yazarlığı
  14. Dropshipping
  15. Mobil mining
Gördüğünüz gibi internet ortamında bizlere para kazandırabilecek birçok farklı yol bulunmakta. Ancak burada ufak bir hatırlatma yapmak istiyorum: Bu yollardan size uygun olan birinde karar kılın ve ona odaklanın. Çünkü bu yolların 5-6 tanesini aynı anda yapmaya çalışırsanız, kuvvetle muhtemel başarısız olursunuz.
evden çalışarak para kazanma
“E liste güzel hoş ama bunlardan nasıl para kazanacağız?” diye düşünüyorsanız, endişelenmeyin… Şimdi her bir yöntemi tek tek resimlerle anlatarak sizlere nasıl para kazanabileceğinizi anlatacağım.
Hazırsanız hemen başlayalım…
Anket Doldurarak Para Kazanma İnternetten para kazanma denildiğinde birçok kişinin aklıma anket doldurma gelecektir. Bunun nedeni aslında bu yöntemin oldukça eski ancak hâlâ geçerli bir yöntem olmasından kaynaklanmaktadır.
Anket doldurarak kazanç elde etme, özellikle online ortamda, oldukça dikkatli yapılması gereken bir iştir. Burada dikkatten kastım, anket dolduracağınız platformu seçerken ki dikkattir. Çünkü internette birçok web sitesi anket ile kazanç sağlama adı altında ödeme yapmayabiliyor. Bu yüzden anket sitelerini seçerken ince eleyip sık dokumak gerekiyor.
Benim bildiğim ve gerçekten sağlam şekilde çalışan bazı anket siteleri var. Bunlar:
Anket doldurarak para kazanmak Wordapp görevler
Wordapp Wordapp sitesi hem anket doldurabileceğiniz hem de içerik üreterek yani makale yazarak para kazanabileceğiniz güvenli bir platformdur. Ancak bu sistem de maalesef kusursuz bir mecra değil…
Bunun en büyük nedeni anket sıklığının, verdiğiniz bilgilere göre, yetersiz olması. Genellikle 2-3 günde bir 1 anket gelmektedir. Bu anketlerin ücretleri ise minimum 0,10 euro ile 1 maksimum 1 euro arasındadır. Ama çoğunlukla anket ücretleri düşüktür.
Anket doldurarak kazanç sağlama Wordapp profil soruları
Sitede derecelendirme sistemi bulunur. Dereceniz yükseldikçe size makale yazma görevleri gelmeye başlar ve bunlardan euro olarak kazanç elde edersiniz.
Wordapp’in başka bir problemi ise anketlerin bazılarında anketin ortasında “Bu ankete devam edemiyorsunuz” yazısının çıkarak devam etmenize engel olmasıdır.
Anket doldurarak para kazanma Wrodapp Anketi Görüntülemiyorsunz
Bu durumu yetkililer, sisteme kayıt olurken verilen bilgilerle he anketin ilk kısmında sorulan kişisel bilgilerin uyuşmaması olarak açıklıyorlar. Bu nedenle sisteme tutarlı bilgiler girmek gerekmektedir.
Wordapp görevleri yaparak para kazanma Wordapp görevler
Son olarak Wordapp sitesi ödemelerini 50 euro eşiğine ulaştıktan sonra yapmaktadır. Ancak banka hesabına EFT yaptığı için %8’lik bir kesinti de yapılmaktadır.
MarketAgent Bir başka köklü ve çok sayıda üyesi olan sistem ise MarketAgent’tır. Bu sistemde siteye ilk üye olduğunuzda ilk makaleniz için 3 euro ödeme yapılmaktadır. Ancak daha sonra makale sıklığı oldukça düşük olarak seyrettiğinden dolayı bu siteden para kazanmak için referansınızla siteye yeni üyeler getirmelisiniz.
MarketAgent sitesi ödemelerini Skrill üzerinden yaptığından, sisteme üye olmadan önce mutlaka bir Skrill hesabı oluşturmayı unutmayın.
ClixSense ClixSense, dünyada adını duyurmayı başarmış olan güvenli anket doldurma sitelerinden bir diğeridir. Bu sitenin diğer anket sitelerinden en önemli farkı, ankete ek olarak farklı görevlerle de kullanıcıya para kazandırmasıdır.
Bu sitede, eğer anketlerin giriş kısmında birbiriyle çelişen yanıtlar verilmesi durumunda anketi iptal ediyor. Bu yüzden yaş, medeni durum, cinsiyet ve gelir durumunuzla ilgili ilk verdiğiniz cevapları bir yere not etmenizde fayda var.
ClixSense, ödemelerini Payoneer üzerinden yaptığından, hesabınızda en az 50 dolarlık bir meblağ olması gerekmektedir. Tabi bunun içine Payoneer’in yaptığı komisyon kesintisi dahil değildir.
Bu sistemde de diğer pek çok anket sitesinde olduğu gibi referans ile kazanç sistemi de mevcuttur. Eğer bir kişi sizin referans linkiniz ile bu siteye kayıt olursa, siz bu kişinin kazancıdan %20’lik bir paya sahip oluyorsunuz.
Benim bildiğim ve güvenli olduğuna inandığım anket doldurma siteleri bunlardı. Eğer yeni bir site öğrenirsem yazımın bu bölümüne eklerim. Şimdi diğer yönteme geçelim…
Domain (Alan Adı) Ticaretiyle Para Kazanma
Domain alım-satım yaparak para kazanma üzerine konuşmadan önce sizlere domainin ne olduğundan kısaca söz etmek istiyorum. İnternet üzerinde girdiğimiz her websitesi, forum, blog vs. mecraların bir alan adı vardır. Örnek vermem gerekirse www.ornekdomain.com bir domaindir. Yani domain, internette 7/24 açık olan sunucularda barındırılan tüm sitelere girerken kullandığımız adreslerdir.
Domaini, bir eve ait olan kapı numarası veya bir apartman adı gibi de düşünebiliriz.
İnternet alemindeki domainlerin büyük kısmı, subdomainler hariç, süreli olarak kişilere kiralanır. Bu süre genel olarak 1-10 arasında değişmektedir. Kullanıcı bu alan adını ne kadar süre kullanırsa, bu süre (yıl) için para öder.
Yukarıda domainlerin bir süresi olduğunu söylemiştim. İşte bu domainlerin süreleri sonlandığında GoDaddy gibi domain ve hosting şirketleri bu domainleri tekrardan satışa çıkarırlar.
Burada bir konuya açıklık getirmem gerekiyor. Bir domainin süresi dolduğunda hemen silinmez. Domaini satan şirket bu alan adını son kullanan sahibine 45-60 gün arasında bir sürede aynı domaini tekrar satın alma hakkı sunar. Bu süre zarfında domain expired olmuş olur. Yani bir anlamda 45-60 gün arası başkalarının satın alımına kapalı olarak beklemede kalır. Expired süresi dolduğunda ise domain deleted (silinmiş) pozisyona geçer.
Bir domain deleted (silinmiş) pozisyona geçtiyse, bu domain için herkes teklif verebilir ve satın alabilir.
Domain ticaretinde domainleri takip amaçlı en sık kullanılan sitelerden biri expireddomains.net adlı sitedir. Sitede expired ve deleted olarak domainlerin ikiye ayrıldığını görebilirsiniz.
Yine bir başka expired olmuş alan adlarını takip edebileceğimiz site de expired-domains.co websitesidir.
domain ticareti ile para kazanma expireddomains web sitesi
Yukarıda söz ettiğim expired domain ve deleted domain kavramları, domain alım-satımı için önemlidirler. Çünkü bir domain expired olduğunda takip süreci başlar. Domain alıp satan kişiler bu takibi kendileri yapabildikleri gibi, backordering hizmeti veren aracı şirketler vasıtasıyla da bu işlemleri yapabilirler. Böylece hem işlemin takip yükünden kurtulunmuş hem de alım kolaylaştırılmış olunur. Ancak dediğim gibi backordering hizmeti almak şart değildir. Tamamen tercihe bağlıdır.
Diyelim ki yukarıda söz ettiğim bu web sitesinden birinde hoşumuza giden bir domain bulduk. Ancak domain expired bir domain. Yani direkt satın alamayız. Süresinin dolmasını beklememiz gerekecek. Ancak bunu bizim yerimize bir backordering şirketi de yapabilir. Hem de süre sonunda istediğimiz domaini satın alamazsa da bizden para istemez.
Bu nedenle örnek olarak bir domain seçiyorum sizlere göstermek için.
domain ticareti ile para kazanma expired-domains.co web sitesi
Sarı ile vurguladığım bu alan adına bakmak için GoDaddy websitesine giriyorum ve bu alan adını aratıyorum.
GoDaddy ile backordering yapma GoDaddy backordering
İşaretli alanları tıklıyorum ve site beni yönlendiriyor.
GoDaddy backordering hizmeti GoDaddy ile Backordering
Expired süresi olan 45-60 gün arasında GoDaddy, istediğim domaini almaya çalışacaktır. Ancak alamazsa benden para istemeyecek.
Aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Neden GoDaddy böyle bir işlem yapıyor? Cevap basit aslında: Komisyon almak için.
Bu arada GoDaddy’i rastgele seçtim. GoDaddy dışında pek çok backordering hizmeti veren domain şirketi de bulunmaktadır. Ben GoDaddy’i sektöründe güvenilir bir küresel marka olduğu için verdim.
Peki, diyelim ki bu alan adını satın aldık. Sonra ne olacak? Cevap yine basit: Domaini kaç yıl için aldıysak bu kadar süre satılmasını bekleyeceğiz. Tabi bize ait olan bir domain için istediğimiz fiyatı istememiz mümkün. Ancak fazla uçmamak da önemli.
Satın aldığımız bu domain veya domainleri de Flippa, Sedo ve yine GoDaddy üzerinden satışa çıkarabilir ve para kazanabiliriz.
Captcha Çözerek Para Kazanma
Captcha’nın ne olduğunu sanırım herkes biliyordur. Ben yine de kısaca açıklayayım. Captcha herhangi bir online platforma giriş yaparken sürekli olarak karşımıza çıkan ve istenilen resim veya rakamları, insan olduğumuzu kanıtlamak için, seçmemizi isteyen bir sistemdir.
Captcha’nın temel amacı, bir platformu ziyaret eden kişinin bir bot mu yoksa insan mı olduğunu anlayarak, muhtemel bir Ddos ya da siber saldırıya karşı korumaktır.
Bazı web siteleri ise özellikle çalışanları sisteme girerken Captcha ile uğraşmamaları için, Captcha sistemini tamamen kaldırmak yerine, dışarıdan üçüncü taraf sitelerle anlaşarak bu kodları inşalara çözdürürler.
Bir diğer nedeni de Captcha sitelerinin satacakları Captcha kodların doğruluğunu ancak belirli bir doğruluk yüzdesinin üzerinde olduğundan emin olduklarında kendi müşterilerine satabilmesidir.
İşte bu siteler sayesinde internetten Captcha çözerek para kazanma diye bir uğraşı ortaya çıkmıştır. İnternet ortamında Captcha çözdüren birçok site olsa da her site maalesef ödeme alabilmek için o kadar güvenli değildir. Ben de bildiğim bir Captcha platformunu sizlerle paylaşmak istiyorum.
2Captcha.com
2Captcha.com sitesinden para kazanma 2Captcha.com sitesinden para kazanma
Bu siteye öncelikle bir mail adresi ile kayıt olun. Siteye girdikten sonra worker seçeneğini seçmeniz gerekiyor ki para kazanabilin.
2Captcha 2Captcha
Start butonuna bastığınızda karşınıza 42 soruluk bir eğitim çıkacak. Bu eğitimde size küçük detaylardan söz ediyor. Bu yüzden dikkatlice yapın. Eğitim bittiğinde yeniden start butonuna basarak Captcha çözmeye başlayabilirsiniz.
Bu sitenin en güzel yanı 0,5 dolara ulaştığınızda (2-3 bin Captcha çözmeniz gerekir) ödemenizi aşağıdaki ödeme yöntemlerinden herhangi birine yapmasıdır.
2Captcha ödeme kanıtı 2Captcha ödeme kanıtı
Eğer aşağıdaki ödeme yöntemlerinden birine sahip değilseniz, birine üye olmanızı tavsiye ederim.
Captcha Çözerek Para Kazanma 2Captcha.com ödeme yöntemleri
Captcha çözerken dikkat etmeniz gereken son nokta ise fazla hata yapmamaktır. Eğer çok fazla hatalı giriş yaparsanız site hesabınızı şüpheli hesap kategorisine alabilir.
Şimdi bir diğer evden para kazanma yoluna geçelim…
Online Ürün Satışı ile Para Kazanma
Günümüzde alış-veriş anlayışı geçmişe göre oldukça değişti. Artık milyonlarca insan hem fiyatların daha ucuz olması hem de daha rahat olduğu için internet üzerinden birçok ürünü satın almakta. Durum böyle olunca internetten ürün almak kadar ürün satmakta oldukça revaçta bir gelir yöntemi haline geldi.
Ortada devasa bir pasta var. Bu pastadan aslan payını büyük e-ticaret platformları alsa da bizim gibi ufak satıcılara da bu alanda ekmek var.
Örnek vermek gerekirse, Dropshipping yöntemi bunları şu an en popüleri. Amazon, eBay ve gittigidiyor benzeri büyük pazar yerlerinde bireysel olarak dahi satış yapmak mümkün. Dropshipping bu noktada stoksuz satış olanağı verdiği için satıcıların işini çok daha kolay hâle getiren bir sistem. Ancak benim size önerim bu satış yöntemiyle ilgili olarak Udemy gibi eğitim platformlarında ucuz bir eğitim bulun ve satın alın. Daha sonra konuya iyice hâkim olun ve online ürün satışına başlayın.
Buraya kadar anlattığım konu sadece Dropshipping ile ilgiliydi. Eğer “Ben Dropshipping falan anlamam. Daha kolay bir yolu yok mu?” derseniz de yazımı okumaya devam edin.
Online satışın bir başka boyutu da sadece emeğinizi koyarak para kazanmaktır. Nasıl mı olacak o? Yine bir örnek üzerinden gitmek istiyorum. Diyelim ki çiçeklere karşı ilginiz var ve az çok bir şeyler biliyorsunuz. O zaman balkonunuzda veya alanınız varsa evinizin bir odasında sukulent veya kaktüs üreterek bunları fiziken ya da instagram gibi sosyal medya alanlarından satabilirsiniz.
Bunun dışında eğer bir el işi sanatıyla uğraşıyorsanız, ahşap üzerine isim yazma veya maket ev yapımı gibi, bunları da sosyal medya üzerinden ya da ETSY gibi platformlardan satarak kazanç elde etmeniz mümkün. Yalnız şunu unutmayın ETSY, online mağaza için aylık bir ücret istemektedir.
Eğer bu bölümde anlattıklarım sizin için uygun değilse, aşağıdaki bölümlerde anlattıklarıma da bir bakın derim…
Makale Yazarak Evden Para Kazanmak
Son yıllarda giderek yaygınlaşan bir diğer online kazanç yöntemi de makale siteleri için evden makale yazarak para kazanmaktır. Eğer bu konuyla ilgili olarak daha önce herhangi bir şey duymadıysanız, daha detaylı bilgi almak için şu yazımı okuyabilirsiniz.
iyimakale ile para kazanma iyimakale ile para kazanma
Ben yine de kısaca sizlere işin mantığını anlatayım. Öncelikle bir makale alım-satım sitesine girerek üyelik oluşturmanız gerekiyor. Yazımda da belirttiğim gibi bu alanda en güvenilir sitelerden iki tanesi aşağıdadır:
➤iyimakale.com ➤icerik.net
makale yazarı olmak icerik.net ile para kazanma
Bu sitelerde üyelik oluşturduktan sonra yapmanız gereken ilk şey “SEO uyumlu makale nasıl yazılır?” şeklinde Google’da aratarak internetten bilgi edinmenizdir. Bunu öğrendikten sonra, istediğiniz bir konuda SEO uyumlu bir makale yazın ve bu iki siteye de yazarlık başvurusunda bulunun. Sonucu 1-2 gün içerisinde size e-mail yoluyla bildireceklerdir. Ancak bu ilk makalenizi yazarken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar var.
Bunları şöyle sıralamak mümkün:
➤Öncelikle söylemeliyim ki bu iki web sitesine makale göndermeden önce en azından SEO uyumlu 3-4 makale yazarak alıştırma yapın.
➤Başvuru için göndereceğiniz makale 300-600 kelime uzunluğunda olsun.
➤Anahtar kelimelerinizi mutlaka bold yapın.
➤Makalenizde mutlaka, SEO açısından, uzun kuyruklu anahtar kelimeleri kullanın ve bold yapın.
➤Makalenizi yazdıktan sonra mutlaka 1-2 kez okuyun ve yazım-imlâ hatalarını düzeltin.
➤Makalenizde aşırı uzun cümleler kurmayın.
➤Mümkünse akıcı ve okuyucuyu yormayan bir dil ile makalenizi yazmaya çalışın.
Bu önerilerin size yardımcı olacağını düşünüyorum. Eğer aklınıza takılan bir soru olursa yorumlar veya iletişim bölümünden bana ulaşabilirsiniz.
Yazarlık başvurunuz kabul edildikten sonra hemen siparişlere başvurmayın. Çünkü ilk zamanlar usta olmadığınız için olumsuz yorumlar alabilirsiniz. Bu da hem makalelerinizin satılmamasına hem de moralinizin bozulmasına neden olabilir. Bu yüzden ilk 1 ay sadece sisteme konusunu kendinizin belirlediği hazır makaleler yüklemenizi tavsiye ederim. Bundan sonrası zaten kendiliğinden gelecektir. Bol kazançlar…
YouTube Kanalı Açarak Para Kazanma
YouTube ile para kazanmak birkaç yıl öncesine göre bir hayli zorlaşsa da hâlâ iyi paralar kazanmanın mümkün olduğu bir sistem.
Yapılan son güncellemelerle birlikte YouTube’dan para kazanma 1000 abone ve 4000 saatlik izlenme koşullarına bağlandı. Bu nedenle YouTube kanalı açarak gelir elde etmeyi daha uzun soluklu bir iş olarak düşünmek artık daha doğru.
Benim siz okurlara tavsiyem, mutlaka bir YouTube kanalı açmanız olacaktır. Bu kanala ilgi alanınıza göre video içerikler yüklemeye başlayın. Tabi bu konu söylendiği kadar basit değil maalesef. Bir video içeriğin üretim aşaması, konuya göre, oldukça zorlu olabilir. Fakat koşulları sağladığınız takdirde gerçekten güzel bir pasif gelir kapısı oluşturmuş olacaksınız.
Eğer YouTube kanalı açmak ile ilgili olarak hiç bilginiz yoksa, YouTube üzerinde bununla ilgili kanallar mevcut. Hatta öneri olarak YouTube Hocam kanalının içerikleri oldukça başarılı. Buradan faydalanabilirsiniz. Yok ben daha detaylı öğrenerek iyi bir YouTuber olmak istiyorum derseniz de yine Udemy üzerinden uygun fiyatlı bir eğitim alarak başlayabilirsiniz.
Benim bu konudaki tavsiyelerim ise şöyle olacaktır:
➤Eğer eğlence kategorisinde videolar üretmiyorsanız videolarınızın süresi çok uzun olmasın
➤Videolarınızı mutlaka YouTube için SEO kurallarına uygun şekilde yapın
➤Videolarınızda video yaptığınız yazılımın filigranı asla olmasın. Bu nedenle Shotcut gibi kaliteli ve açık kaynak yazılımları tercih edin.
➤Video thumbnaillerinize büyük önem verin. İlgi çekici, kaliteli ve renkli olması video tıklamalarınızı arttıracaktır. Bunun için ücretsiz bir site olan Snappa’yı kullanabilirsiniz.
➤Sadece PC veya mobil ekran görüntüsü kaydı alarak video üretecekseniz, yine yukarıda dediğim gibi filigransız bir yazılım kullanın.
➤Videolarınızda ses kaliteniz iyi olsun. Bunun için Google Play Store’dan Easy Voice Record uygulamasını kullanmanızı öneririm. Bir telefon kulaklığı işinizi görecektir…
➤Son olarak eğer mümkünse videolarınızı 2K ve 4K olarak yükleyin. Eğer olmuyorsa da 720p veya 1080p kalitede olmasına özen gösterin.
➤Ve tabi özgün olun!
Udemy ile Para Kazanma
Udemy, şu an için birçok kişiye göre dünyanın en büyük online eğitim platformu. Özellikle yazılım, web, kod bilgisi, yabancı dil gibi alanlarda eşi bulunmaz bir hazine. Çünkü alınan eğitim saati ve elde edilen verim, verilen eğitimin ücretiyle kıyaslanamayacak kadar fazla.
Hâl böyle olunca Udemy’nin Türkiye’de faaliyette olması, belli alanlarda yetkin olan insanlar için bir gelir kapısı oluşturdu. Birçok kişi eğitimi ve tecrübesiyle ilgili alanlarda Türkçe eğitim setleri oluşturarak platforma yükleyerek kazanç elde ettiler. Tabi, ben de Blogger alanındaki tecrübelerimi bu platforma aktararak, şu an için toplam 7,5 saatlik bir eğitim olan “A’dan Z’ye Blogger Eğitimi” adlı eğitim setimi hazırladım. Dileyenler göz atabilirler…
Gelelim sizlerin Udemy üzerinden nasıl para kazanabileceğine? Öncelikle spesifik bir iş üzerinde bir tecrübenizin olması şart. Örnek vermek gerekirse, ben 2011 yılından beri Google’a ait olan Blogger platformu üzerinde pek çok blog oluşturdum, tema düzenledim, yeni kodlar ekledim ve ciddi bir birikime ulaştım. Sizlerin de herhangi bir alanda eğitimi veya tecrübesi varsa, siz de kendi eğitimi videolarınızı kişisel bilgisayarınızda çekebilir ve Udemy’e yükleyerek bir eğitim seti oluşturabilirsiniz.
Son olarak şunu ifade etmek isterim: Udemy eğitmeni olmanız için illa üniversite mezunu veya yazılımcı olmanıza gerek yok. Sadece kendinizi gerçekten yeterli ve birikimli gördüğünüz bir alan olması yeterli. Ancak eğer herhangi bir alanda yetkin değilseniz, sadece para için eğitim oluşturmanızı önermem. Çünkü siz eğitiminizi Udemy’e yükledikten ve insanlar eğitiminizi satın alıp başladıktan sonra size bol miktarda soru soracaklardır. Eğer bu sorulara yeterince doyurucu ve çözüme ulaştırıcı yanıtlar verememeniz durumunda, öğrencileriniz size düşük puan verebilir veya 30 günlük iade haklarını kullanabilirler. Bu da eğitiminizin para kazanmasına ve Udemy tarafından yeterince ön plana çıkarılmasına engel olur. Bu nedenle, bir eğitim seti oluşturmadan önce üzerinde iyi düşünmenizi tavsiye ederim.
Blog Açarak Para Kazanma Blog açarak para kazanma, YouTube sonrasında, eski kadar olmasa da hâlâ para kazandıran bir online iş. Tabi eskiden daha az tıklanmayla daha fazla kazanmak mümkünken, şu an bu giderek daha da azaldı. Peki, blog yazarak nasıl para kazanabiliriz? Şimdi buna değinmek istiyorum.
Eğer daha önce bu konu üzerine bir şeyler yapmadıysanız, konuya yabancısınız demektir. Ben de öyle varsayıp konuyu en temelden anlatacağım.
Öncelikle blog açabileceğim hazır platformların neler olduğuna bakalım.
➤Blogger
➤Wordpress
➤Tumblr
➤Wix
➤Weebly
➤Medium
En çok bilinen blog ve web site servisleri bunlar. Ben bunlar arasından Blogger, Wordpress ve Tumblr’ı kullandım. Ancak diğerleri hakkında da az çok bilgim var.
Blogger ile başlamamız gerekirse, kimilerine göre lider Wordpress olsada, ben Blogger platformunun bazı özellikleriyle Wordpress’e göre daha önde olduğunu düşünüyorum. Bu özelliklerin başında ise, güvenlik ve platformu tam özellikleriyle kullanabilmek gelmekte.
Blogger’da ücretsiz bir blogspot alt alan adı olan bir blog açsanız bile, sistemin tüm özelliklerini kullanabilir ve ücretli bir tema satın alarak tema görünümü değiştirebilirsiniz. Bunun yanı sıra web trafiği ve server yükleme sınırı da yoktur. Ayrıca Google’a ait bir platform olduğu için onun güvenlik şemsiyesine altındadır. Yani ekstra bir güvenlik önlemi almamıza gerek kalmaz.
Wordpress ise bazı açılardan, doğal olarak, üstündür. Bunlara hız, eklenti desteği, SEO avantajı gibi özellikleri sıralamak mümkündür. Ancak eğer yeterli bütçeniz yoksa, Wordpress sistemi biraz külfetli olabilir. Çünkü SEO, güvenlik, server kurulumu, SSL sertifikası ve temalar için ücret ödemek gerekir. Tabii Wordpress’in de ücretsiz versiyonu olan Wordpress.com’da var. Ancak bu platformda Wordpress server depolaması sınırlıdır. Dolayısıyla ek ödeme yapmak gerekebilir.
Gördüğünüz gibi her iki platformunda kendine göre eksi ve artıları vardır. Eğer ilk kez blog açacaksanız ve bütçeniz kısıtlıysa ben Blogger ile başlamanızı tavsiye ederim.
Tumblr platformuna baktığımızda ise, blog ve sosyal medya karışımı bir yapı karşımıza çıkar. Bloğunu sosyal medya gibi kullanmak isteyenler için oldukça uygun olsa da benim için çok uygun bir yapıda olmadığı için çok tercih ettim bir mecra değil açıkçası. Ama yine de tercih sizin…
Gelelim Wix ve Weebly platformlarına. Açıkçası bu sistemlerin ikisini de kullanmadım. Ancak birçok blogger’dan okuduğum kadarıyla, bu platformların bazı eksilerinin çok baskın olduğunu biliyorum. Bu sistemlerin güzel tarafı, sürükle bırak yapıları sayesinde istenilen şekilde özelleştirilebilmeleri. Ancak bu sistemlerin büyük oranda ücretli olması ve üstüne yavaş olmaları, artılarını götürmektedir. Diyebileceklerim şimdilik bunlar.
Medium platformuna baktığımızda ise oldukça hoş bir görünüm ve hızlı bir sistem karşımıza çıkmakta. Ancak standart bir blogtan biraz farklı bir sistem Medium. Nasıl farklı? Derseniz şöyle söyleyeyim: Medium size standart bir alan adı sunmuyor. Bunun yerine medium.com/sayfaadınız gibi bir sistem bulunmakta. Bu da açıkçası ben kullanırken bana çok uymadığı için bir süre sonra Medium kullanmayı bıraktım açıkçası. Ayrıca Medium bloğuna reklam yerleştirmemiz de mümkün olmuyor. Bunlar da Medium’un artı ve eksileri. Tercihi yine size bırakıyorum.
Eğer bu bölüm sizler için yeterli olmadıysa “Blog Nasıl Açılır?” yazıma bakmanızı öneririm. Bu yazımda ve ikincisinde birçok teknik ayrıntıdan söz ettim.
Stok Fotoğraf Satarak Para Kazanma
Stok foto satarak para kazanmak için de son yıllarda giderek ilginin arttığı bir online kazanç şekli olduğunu söylemem mümkün.
Bu kazanç şeklinde yapılması gereken aslında oldukça basit. Fotoğraf makinesi veya kaliteli çekim yapabilen bir telefon ile çektiğimiz fotoğrafları Dreamstime, istockphoto ve Shutterstock gibi büyük stok foto sitelerinin mobil uygulamalarına yüklemek.
Tabi çektiğimiz fotoğrafların görüntü kalitesi her platform için farklı da olabilir. Genellikle bu sitelerin sıkça sorulan sorular bölümünde bu koşulun ne olduğu belirtilir.
Peki istenilen kalitede fotoğraflar çekeceğiz ama neyle ilgili? Her kategoride fotoğraf kabul eder bu siteler ancak en çok satılanlar özel durumlara ait fotoğraflardır. Örneğin ameliyat eldiveni giymiş bir el ya da dekupe edilmiş nesne fotoğrafları gibi fotoğraflar en çok satılan türlerdir.
Bu sitelerin her birinin GooglePlay Store’da katılımcı (contributor) uygulamaları vardır. Çektiğimiz fotoğrafları yükleyebilmek için bu uygulamaları indirmemiz gerekir. Eğer fotoğraflarımızdan satılan olursa zaten uygulama bize bildirim gönderecektir.
Bu sitelerin bazılarında çekim sınırı 50 dolar bazılarında ise 100 dolardır. Yani bu sınıra ulaşmadan siteler ödeme yapmazlar.
Kazandığımız parayı çekmek için ise Payoneer gibi ödeme platformlarını kullanmamız gerekir. Bilginize…
Affiliate Marketing ile Para Kazanma
Affiliate marketing en kısa tanımıyla satış ortaklığı ile gelir elde etmeye verilen isimdir. Biraz daha açmamız gerekirse, affiliate marketing internet üzerinden başkasının ürününü satarak para kazanabildiğimiz bir sistemdir. Kazancımız ise bize ait olan komisyon tutarıdır.
Örnek vermek gerekirse, diyelim ki ben bir e-kitap yazdım ve bu kitabın başkaları tarafından da pazarlanmasını istiyorum. Böylece daha fazla gelir elde edebilirim. Bunun için web sitem üzerinden ya da Clickbank gibi bir platform üzerinden satış ortaklığı açıyorum. %3-5 gibi bir rakamla satıcılar için komisyon oranı belirledikten sonra tek yapmam gereken satışların gerçekleşmesini beklemek.
Birçok affiliate marketing olarak çalışan blogger ve online yazarların benim adıma bu ürünü pazarlaması sayesinde, hem ürünü satan ürün başına komisyonunu alacak hem de ben e-kitabımdan kazanç elde etmiş olacağım. Kısaca affiliate marketing sistemi bu şekilde çalışmakta…
affiliate marketing Clickbank ile affiliate marketing yapmak
Affiliate marketing için dünyada en çok tercih edilen web platformu Clickbank’tır. Bunun dışında Admitad gibi oldukça sağlam satış ortaklığı platformları da vardır.
Bu bölümü bitirirken, şunu da ekleme istiyorum: Affiliate marketing sistemi kolaymış gibi görünse de aslında ustalık isteyen online bir meslektir. Bu nedenle eğer bu işle uğraşacaksanız kendinize zaman tanımalı ve online eğitimlerle kendinizi geliştirmelisiniz. Ancak bu şekilde iyi miktarlarda paralar kazanabilirsiniz.
Yorum Satışı ile Para Kazanma
Yorum satarak para kazanma son birkaç yıldır gittikçe popüler hale gelen bir online kazanç yöntemi. Özellikle yeni YouTube kanalları, web siteleri, Apple Store ve Google Play Store gibi online uygulama indirilebilen platformlarda tercih edilebilmektedir.
Yorum satışını her uygulama, web sitesi ve YouTube kanalı yaptırmasa da yapıldığı da bir gerçek. Yani birileri bu işi yaparak para kazanabiliyor. Dolayısıyla biz neden bu pastadan ufakta olsa bir pay almayalım.
Yorum satabilmek için Bionluk ve SadeceOn gibi çevrimiçi pazar yerlerini kullanabilirsiniz.
Bu arada tabi yorum satışının ne kadar etik olduğu da ayrı bir tartışma konusu. Bu yüzden tercihi size bırakıyorum.
Yorum satışı yaparak para kazanmayla ilgili şu yazımda daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Backlink Satarak Para Kazanma Backlink Nedir?
Backlink Satarak Para Kazanma
Backlink satışından önce sizlere backlink’in ne olduğunu kısaca anlatmam gerekiyor. Backlink kavramı web siteleri için yapılan SEO çalışmalarına ait terimdir. Buna göre backlink’in en net tanımı, başka bir web sitesi ya da platformun, kendi sitesinde sizin web siteniz veya bloğunuza ait bir link vermesidir.
Backlink, esas itibarıyla arama motorlarının botları için yapılandırılmış bir referans sistemidir. Arama motoru botları bu linkleri referans olma olarak algılar ve pagerank’i yüksek olan sitenin düşük olan siteyi verdiği linki backlink olarak tanımlarlar. Bu sayede Google gibi arama motorlarının gözünde değerli backlink alabilen blog ve web siteleri değerlenirler. Tabi bu da SERP sonucunda yükseliş olarak backlink alan siteye yansır.
Her ne kadar çok kısa bir açıklama olmasa da uygun şekilde açıkladığımı düşünüyorum.
Peki, biz backlink satarak nasıl para kazanabiliriz?
Öncelikle en baştan şunu söyleyeyim: Backlink satışı, özellikle kaliteli backlink satışı, birkaç günde öğrenebileceğiniz bir şey değil maalesef. Bu konu SEO alanı içinde değerlendirildiğinden, SEO hakkında derinlemesine bilgiye sahip olmak gerekir.
Tabi, internette 20 TL gibi rakamlara backlink sağlayan freelancerlar da var. Ancak bu backlinklerin kalıcılıkları ve etkilerinin ne yönde olduğu tartışmaya açık bir mevzudur.
Eğer bu işten para kazanmak istiyorsanız, öncelikle kendinize bir blog açın ve kendi bloğunuz üzerinde SEO bilginizi elinizden geldiğince geliştirin. Site içi SEO ve site dışı SEO kavramlarına hâkim olun. Bunun ardından zaten backlink gibi terimler sizin için son derece anlaşılır hale gelecektir.
Ardından online pazar yerlerinde değerli backlink hizmeti vererek iyi miktarda gelir elde edebilirsiniz.
E-book yazarak para kazanma E-kitap yazarak kazanç
E-Kitap Yazarak Para Kazanma
E-kitaplar internet çağını son hız yaşadığımız şu günlerde, giderek artan bir ivmeyle kullanılan bilgi hazineleridir. Artık neredeyse internet aleminde birçok blogger ve web editörü e-kitap yazarak da gelir elde edebilmekte ve adını sanal dünyada daha duyulur kılmaktadır.
Peki, biz bu pastadan e-kitap yazarak nasıl pay alabiliriz?
E-kitap yazarak para kazanma konusu, aslında biraz da sahip olduğumuz bilgi ve donanımlarımız ve tabi bu bilgileri yazılı olarak aktarabilme becerimizle ilgili.
Örneğin bir bloggersanız, blog yazma, Blogger veya Wordpress ile ilgili bir e-kitap yazabilirsiniz.
Youtubersanız “Nasıl Youtuber Olunur?” gibi bir konuda e-kitap yazarak hem tanıtım hem de kazanç sağlayabilirsiniz.
Ya da örneğin tarih mezunuysanız, tarihle ilgili bir e-kitap yazabilirsiniz. Aslında e-kitap yazmak için herhangi bir sınır yok. Tamamen sizlerin beceri ve hayal gücüne kalıyor gerisi…
Şimdi bazı kişiler şöyle düşünebilirler: “İyi de benim herhangi bir yeteneğim yok. O zaman ne yapacağım?” Bu durumda yapılacak şey, internet üzerinden ücretli veya YouTube üzerinden ücretsiz sunulan eğitimlerle kendinizi geliştirmektir. Unutmayın, e-kitap ile sunulan şey bilgidir. Dolayısıyla ne kadar nitelikli bilgi sunarsanız, bunun size dönüşü de o kadar verimli olur.
Peki, diyelim ki e-kitabınızı yazdınız. Bunu nereden satacaksınız? Mutlaka aklınızda bu soru vardır.
Google Play Book Yazarlık Başvurusu Google Play Book Yazarlık Başvurusu
Bunun için Google Play Books’u kullanmanız gerekiyor.
Öncelikle şu bağlantıdan yayıncı olmak için Google Play Books’a başvurmanız gerekiyor. Başvurunuz kabul edilirse, mail adresinizle pdf dosyanızı yükleyerek satışa açabilirsiniz.
Bunun dışında Amazon, KOBO ve D&R gibi mağazalarda da başvurarak e-kitabınızı satışa çıkarmanız mümkün.
Dropshipping ile para kazanma Dropshipping ile Para Kazanma
Dropshipping Yaparak Para Kazanma
Dropshipping terimini daha önce duymadıysanız kısaca şöyle açıklayabilirim: Amazon, ETSY ve Ebay gibi büyük web siteleri üzerinden stoksuz olarak yapılan ve yaptığınız her satış için size önceden belirlenmiş bir komisyon ödeyen sistemdir diyebilirim.
Ben daha önce dropshipping sistemiyle pek fazla çalışmadığım için burada bu konunun uzmanıymışım gibi cümleler kurmayacağım. Yine bu nedenle de nasıl dropshipping yapmanız gerektiğini sizler internetten kendiniz araştırarak bulmalısınız.
Dropshipping’in özelliği dediğim gibi stoksuz bir ticaret yapısına sahip olması. Örneğin siz AliExpress’ten bir ürün seçersiniz. Bu ürünün rekabeti zor ve ender bulunan bir olmasına dikkat ettiğinizi varsayıyorum. Ardından ürünün dokümanlarını ve fotoğraflarını AliExpress’ten alarak, Türkiye’de ürünü satacağınız platforma koyarsınız.
Eğer bir sipariş gelirse, siz kendi paranızla ürünü AliExpress’ten satın alır ve teslim adresine ise size sipariş veren müşterinin Türkiye adresini girerek satışı gerçekleştirirsiniz. Böylece ürün sipariş veren kişiye gider, para ise sizin hesabınıza… Sistem kabaca bu şekilde işliyor.
Eğer ben tam anlamadım derseniz de Udemy gibi platformlarda dropshipping ile ilgili birçok Türkçe eğitim bulunmakta. Bu eğitimlerden de destek alabilirsiniz.
Mobil Mining (Madencilik) ile Para Kazanma
Evden para kazanma yolları arasında sizlere son söz edeceğim yöntem is mobil madencilik yapmaktır. Ancak mobil madencilik ile ilgili bilginiz olmadığını düşünerek öncelikle mobil madencilik nedir? Sorusunu cevaplayarak konuya başlamak istiyorum.
Hepimizin bildiği üzere bundan tam 10 yıl önce hayatımıza bitcoin denilen bir kripto para girdi. Bunun ardından da bu kripto paranın mining yani madenciliğini yapan kişiler çıktı ortaya. Çünkü bir kripto para, adından da anlaşılacağı gibi aslında şifreli bir para sistemidir. Bu şifreler çözüldükçe de para transferi gerçekleşir. İşte bitcoin gibi kripto para madencileri güçlü donanıma sahip cihazlarla tam olarak bu şifre çözme işlemini gerçekleştirerek bundan bitcoin olarak kazanç elde ederler.
Aradan geçen zamanla birçok kripto para birimi ortaya çıktı. Bunlara ise altcoin adı verildi. Tabi altcoinlerin de madenciliğini yaparak birileri şu anda bile kazanç elde etmeye devam ediyorlar.
Son birkaç yılda ise kripto para madenciliği teknolojisi öylesine ilerledi ki artık akıllı cep telefonlarından dahi madencilik yapılabilmeye başlandı. Bu altcoinlerden en bilineni ve binlerce madencisi olan Electroneum adlı kripto paradır.
ELECTRONEUM Electroneum madenciliği yapabilmeniz için tek ihtiyacımız olan şey ise İOS veya Android işletim sistemine sahip bir telefon. Şu an için kripto para borsalarının bir kısmında yer alan bu para birimi oldukça düşük madencilik kazancı verse de (1 etn = 0,025 TL) gidişatı umut verici olduğu ve ileride değerlenme ihtimalinden dolayı kazım yapmaya değer bir altcoin.
Her 100 ETN kazdığınızda uygulamada yer alan cüzdanınıza otomatik olarak kazancınız aktarılır. Tek yapmanız gereken şey ise haftada 1 kez uygulamaya girerek madencilik sürenizi uzatmak. Hepsi bu! Ödeme kanıtı için kendi hesabımdan bir görüntüyü aşağıya ekliyorum.
Electroneum ödeme kanıtı Electroneum ödeme kanıtı
Eğer daha fazla ETN kazanmak isterseniz de benim referans kodum olan E6B43B kodunu girebilirsiniz.
Şimdi bir diğer kripto paramıza geçelim…
Pi ile para kazanma Pi coin
PI Pi, şu an için hâlâ test aşamasında olan ve 2020 yılın içerisinde borsalara girmesi beklenen bir başka kripto paradır. Şu an borsalarda olmadığı için herhangi bir değere sahip olmayan Pi, testnet sürecini başarılı olarak tamamlarsa mainnet aşamasına geçecek. Bundan sonra borsalara girmesi söz konusu olabilecektir.
Her ne kadar şu an için bir değeri olmasa da geleceğe yönelik bir yatırım olarak telefon üzerinden madenciliği yapılabilecek bir altcoin olduğunu düşünüyorum.
Google Play Store üzerinden pinetwork yazarak bulup indirebileceğiniz kripto para biriminde, uygulamayı ilk açtığınızda mail adresi ve şifre oluşturmanızı isteyecek.
Uygulamaya girdikten sonra ise ayarlardan telefon numarası veya facebook ile doğrulama yapmanız gerekiyor. Hepsi bu kadar!
Pi uygulamasına 24 saatte bir girerek şimşek butonuna basmanız gerekiyor. Bu sayede kazım periyodu devam edecektir.
Son olarak şunu da eklemek istiyorum: Hem Electroneum hem de Pi telefonunuzun işlemcisi üzerinden kazım yapmazlar. Bu nedenle telefonunuzun donanımına herhangi bir zarar vermezler.
Kullanımlarından gördüğüm kadarıyla batarya üzerinde de olması gerekenden fazla bir etkisi yok. Bu açıdan bu 2 uygulamayı sizlere tavsiye edebilirim.
Bu arada Pi ağına referansınız olmadan girebilmeniz mümkün değil. Yani uygulama izin vermiyor. Eğer isterseniz “ozansen” yazarak benim referans kodumla da uygulamayı kullanabilirsiniz.
Evet, evden para kazanma yolları adlı yazımın burada sonuna geldim arkadaşlar.
Son olarak eklemek istediğim şey, internet üzerinden para kazanmanın da tıpkı normal bir işte çalışır gibi emek ve zaman istediğini unutmamanız gerektiğidir.
İnternette gördüğünüz ve evde oturarak 3000 TL kazanın gibi yalanlara asla inanmayın. Bunlar gerçek dışı.
Eğer yazıyı buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Umarım işinize yarayan bilgiler verebilmişimdir. Herhangi bir sorunuz olursa yorum bölümünden bana iletebilirsiniz.
Herkese saygılar, sevgiler…
submitted by blogmodu to u/blogmodu [link] [comments]

Foreks Nasıl Öğrenilir?

Foreks’te yatırım yapmaya başlamak isteyen fakat Foreks’i nasıl öğrenirim aşamasında tıkanıp kalan yatırımcılar bu yazımızı dikkate alabilir. 18 yaşını doldurmuş her bireyin seçmiş olduğu aracı kurum vasıtasıyla yatırım yapabileceği Foreks kısa zamanda birikimlerinizden yüksek kazanç elde etmenize imkan tanır. Foreks’in piyasa değerleri dünya üzerinin ileri gelen ülkeleri tarafından yönetilir.

Foreks Nasıl Öğrenilir?

Foreks üzerinden yatırım yapmak için finansal alandaki bilgi düzeyinizi biraz arttırmanız gerekiyor. Aksi halde hata payı çok yüksek olacaktır. Foreks’i öğrenmek için çeşitli eğitim setleri, kitaplar ve bununla birlikte eş zamanlı hazırlanan videoları değerlendirebilirsiniz. İnternet ortamından da geniş çaplı araştırma yaparak bilginizi arttırabilirsiniz. Fakat bu yöntemlerin en etkilisi ise; Foreks’in sunmuş olduğu demo hesap seçeneğidir. Demo seçeneği üzerinden kendinize bir hesap oluşturarak Forex’in iç detaylarını uygulamalı bir şekilde öğrenme imkanı elde edebilirsiniz. Yazılı ya da videolu eğitimlerin ardından demo hesap ile kendinizi test edecek düzeye erişebilirsiniz. 100.00 dolar sanal bakiye ile, eş zamanlı olarak piyasa verilerini değerlendirip yatırım kabiliyetinizi güçlendirebilirsiniz.

Üç Odak Nokta

Birikimlerinizi akıllı yatırımlar doğrultusunda çok daha karlı bir düzeye çıkarmak için en avantajlı seçenek Foreks’tir. Gerek seçenekleri, gerek kullanım ve erişim kolaylığı, gerekse dünya çapında bir çok alana yatırım yapma imkanı sunan Foreks’te yatırım yapmadan önce detaylı araştırma yapmanız gerekiyor. Temel olarak üç aşamada toplanan Foreks öğrenim seçeneği, temel analiz yöntemi, teknik analiz yöntemi ve aracı kurumların veri dağıtım içerikleri. Bu üç ana başlık sayesinde yatırımcılar detaylı inceleme yapabilirler. Verilerin değişim oranlarını takip etmek için, işlem yapacağınız Meta Trader uygulamasından faydalanabilirsiniz. Online olarak kullanacağınız Meta Trader platformuna çok daha hakim olabilir, yatırım yapacağınız ürün listesine ulaşabilir, fiyat değerlendirmesini yapabilirsiniz. Detaylı analiz sistemini değerlendirin, yatırım yapmak istediğiniz aracı kurumu belirleyin, kurumun ücretsiz online forex eğitimlerinden faydalanın ve birbirinden farklı alanlara yatırım yaparak kar marjınızı artırın. Foreks ile yatırım yapmak hem çok kolay hem de oldukça güvenlidir. Bu sebeple siz de Foreks’in detaylarını öğrenerek kendi birikimlerinizle akıllı yatırımlar yaparak kazanç elde edebilirsiniz.
Kaynak : https://foreksoyna.com/foreks-nasil-ogrenili
submitted by oyazilim to u/oyazilim [link] [comments]

Danışmanlık Akademisi | Danışmanlık Akademisi Semineri | Danışmanlık Akademisi Nedir

“2 Milyar dan fazla insanın tüm hareketlerini , ilgi alanlarını, hobilerini, gelir ve ilişki durumlarını ve dahası tepkisel durumlarını gören ve algılayan biri ile ortak oluyorum.”
Bu fikir beynimi ele geçirdiğinde 2016 yılında 26 yaşında İTÜ mezunu diplomalı sermayesiz bir işsizdim.
Ben Danışmanlık Akademisi kurucusu Fatih Çoban.
Ailemden borç aldığım 8.000 TL ile Filipinlere gidip ingilizcemi geliştirip uluslararası firmalarda hayalim olan mühendisliği yapacaktım.
Fakat Facebook ve Instagram içerisindeki Pixel ile Algoritma milyarlarca insanın beğendiği sayfaları, ilgi alanlarını, gelir durumlarını, yazdıkları yorumları, ilişki durumlarını ve hatta siyasi düşüncelerini biliyor ve takip ediyor. Bilmekle kalmayıp dijital reklamcılara kullandırıyor.
Bu düşünce beynimi ele geçirmişti artık.
Hiç düşünmeden mühendisliği bıraktım ve tüm imkanımla bu bilgiye ulaşmaya çalıştım.
Bu yolun zorlu olacağını biliyordum. Çünkü daha önceleri sosyal medya dahi kullanmıyordum.
İlk olarak ücretsiz eğitimler ve seminerlerle başlamalıydım. Çünkü sermayem yoktu.
Videolar izledim, kitaplar okudum ve eğitimlere katıldım.
Bu bilgi sayesinde Dünya’nın herhangi bir yerindeki ürünü Dünya’nın herhangi bir yerine müşterinin ilgi alanı, arzusu veya problemine uygun şekilde satabilirdim.
Ve Başardım…
Filipinlerde yaşıyor fakat Türkiye’deki veya Çin’deki ürünü Amerika’ya satıyordum.
Dükkanım yoktu, çalışanım yoktu…
Sadece Dünya’nın en akıllı sistemi ile ortaklığım vardı.(Facebook Pixel ve Algoritma)
Kazandığım parayı ise sürekli yeni eğitimler almak için yatırıma kullanıyordum. Çünkü çok inandığım bir söz var:
“Piyasa ayna gibidir, sen kendine ne kadar yatırım yaparsan piyasa da sana misliyle yatırım yapar.
Sen kendine kendi öz sermayenden yatırım yapacak kadar değer vermiyorsan başkaları neden sana yatırım yapsın?”
Öyle de oldu…Piyasa bana yatırım yapmak istiyordu artık…
Mallarını sattığım şirketler benim bilgimden faydalanmak ve danışmanlık almak istediler.
Açıkçası bu aklımın ucundan geçmeyen bir iş modeliydi.
Çünkü Danışman denen kişinin takım elbiseli, master yapmış ve bir sektörde uzman olarak 10 seneden fazla çalışmış biri olması gerektiğine inanıyordum.
Fakat bunun yıllardır çevremin de etkisi ile kendi kendime uydurduğum ,
“Sermayem olsa süper para kazanırım!”
“Yatırımcı olsa neler yapardım!”
“Bunlar hep Amerika oyunu!”
gibi yalanlar ve prangalar olduğunu farkettim.
Çünkü şirketlerin bir problemi vardı ve ben bunu çözebiliyordum.
Kimse bana diplomamı sormadı.
Kimse bana ofisimi sormadı.
Kimse bana yaşımı sormadı.
Çünkü benim elimde bir ilaç vardı ve bu insanların çocukları gibi sevdikleri şirketleri batıyordu.
Hayal bile etmediğim bir şekilde 1. 2. 3. derken Türkiye’de aynı sektör içerisinde yalnızca bir problem çözerek onlarca firmaya danışmanlık vermeye başladım.Çünkü hepsinin problemi yeni müşteri bulmak ve ürünlerini satmaktı.
İtibarlı bir iş yapıyor hem saygı duyuluyor hem de danışmanlı ücreti alıyordum. Çok daha önemlisi insanların hayatına değer katıyordum.
2018 yılında danışmanlık iş modelimi yurt dışına açmaya karar verdim. Çünkü aynı problemler Dünya’nın birçok yerindeki şirketler veya insanlar için de vardı.
Düşündüğümüz gibi de oldu. Önce Belçika , Hollanda ve Almaya derken şu anda ABD ve Kanada ile birlikte 6 ülkede danışmanlık veriyoruz. 2018 yılı sonunda 2 Milyon TL net kara ulaştık.
Peki bunları size neden anlatıyorum?
Birkaç ay önce bilgilerimi kendime saklamama ve insanlarla paylaşma kararı aldım. Çünkü dediğim gibi beni bu noktaya taşıyan şirketlerin problemlerini çözüp insanlara değer katma fikriydi.
Bu karar sonucunda haftalardır üzerinde çalıştığım Tamamiyle ÜCRETSİZ Online bir seminer hazırladım. Bu seminerin ismi Danışmanlık Akademisi Semineri.
Bu seminerde beni sıfırdan milyonerliğe taşıyan en önemli tecrübelerimi adım adım sizlerle paylaşıyorum.
Fakat uyarıyorum!
Bu seminer kolay para kazanma yöntemlerinin konuşulduğu; “Bu yazılımı kullan ve günde 15 dk çalışarak zengin ol! “ hayallerinin tartışıldığı bir seminer değil.
Uluslararası olarak kendi iş modelimde uyguladığım ve hayatımı değiştiren stratejileri paylaşacağım sizlerle.
Gerçekten başarılı olmak isteyen, insanların problemini çözüp değer katmak isteyen ve öğrenmeye açık insanlar için hazırlanmış ÜCRETSİZ bir seminer.
Bu hafta birkaç seans ile yapacağımız online seminere şimdiye kadar 20 den fazla ülkeden 80.000 üzeri kayıt oldu.
Kullanmış olduğumuz Online Seminer platformunun kapasitesinden dolayı 500 er kişilik gruplarla semineri tekrarlıyoruz.

Danışmanlık Akademisi Eğitimine Katılmak İçin Hemen Buraya Tıklayarak Katılabilirsin.

Bu seminerde 3 önemli konuyu ele alacağız.
- Bir danışmanın kafa yapısı ve problem analizi. (Kafa yapısını değiştirip problemleri fırsat olarak görebilmek ve engellerimizi ortadan kaldırmak)
- Kendinize uygun sektör seçimi.(Her sektörde danışmanlık yapılabilir. Fakat önemli olan size uygun sektörü seçebilmek.)
- Müşteri bağlama stratejileri ve Reklamlar. ( Ne kadar iyi olursan ol, satamazsan önemi yok.)
Seminerin sonunda bir de HEDİYEM var!
Seminer içerisinde anlattığım stratejilerim ve çok daha fazlasını içeren Danışmanlık Akademisi Kitapçığını Sizlere Hediye Edeceğim.

Danışmanlık Akademisi Eğitimine Katılmak İçin Tıklayın.

submitted by spartecus54 to u/spartecus54 [link] [comments]

Foreks Nasıl Öğrenilir?

Foreks’te yatırım yapmaya başlamak isteyen fakat Foreks’i nasıl öğrenirim aşamasında tıkanıp kalan yatırımcılar bu yazımızı dikkate alabilir. 18 yaşını doldurmuş her bireyin seçmiş olduğu aracı kurum vasıtasıyla yatırım yapabileceği Foreks kısa zamanda birikimlerinizden yüksek kazanç elde etmenize imkan tanır. Foreks’in piyasa değerleri dünya üzerinin ileri gelen ülkeleri tarafından yönetilir.

Foreks Nasıl Öğrenilir?

Foreks üzerinden yatırım yapmak için finansal alandaki bilgi düzeyinizi biraz arttırmanız gerekiyor. Aksi halde hata payı çok yüksek olacaktır. Foreks’i öğrenmek için çeşitli eğitim setleri, kitaplar ve bununla birlikte eş zamanlı hazırlanan videoları değerlendirebilirsiniz. İnternet ortamından da geniş çaplı araştırma yaparak bilginizi arttırabilirsiniz. Fakat bu yöntemlerin en etkilisi ise; Foreks’in sunmuş olduğu demo hesap seçeneğidir. Demo seçeneği üzerinden kendinize bir hesap oluşturarak Forex’in iç detaylarını uygulamalı bir şekilde öğrenme imkanı elde edebilirsiniz. Yazılı ya da videolu eğitimlerin ardından demo hesap ile kendinizi test edecek düzeye erişebilirsiniz. 100.00 dolar sanal bakiye ile, eş zamanlı olarak piyasa verilerini değerlendirip yatırım kabiliyetinizi güçlendirebilirsiniz.

Üç Odak Nokta

Birikimlerinizi akıllı yatırımlar doğrultusunda çok daha karlı bir düzeye çıkarmak için en avantajlı seçenek Foreks’tir. Gerek seçenekleri, gerek kullanım ve erişim kolaylığı, gerekse dünya çapında bir çok alana yatırım yapma imkanı sunan Foreks’te yatırım yapmadan önce detaylı araştırma yapmanız gerekiyor. Temel olarak üç aşamada toplanan Foreks öğrenim seçeneği, temel analiz yöntemi, teknik analiz yöntemi ve aracı kurumların veri dağıtım içerikleri. Bu üç ana başlık sayesinde yatırımcılar detaylı inceleme yapabilirler. Verilerin değişim oranlarını takip etmek için, işlem yapacağınız Meta Trader uygulamasından faydalanabilirsiniz. Online olarak kullanacağınız Meta Trader platformuna çok daha hakim olabilir, yatırım yapacağınız ürün listesine ulaşabilir, fiyat değerlendirmesini yapabilirsiniz. Detaylı analiz sistemini değerlendirin, yatırım yapmak istediğiniz aracı kurumu belirleyin, kurumun ücretsiz online forex eğitimlerinden faydalanın ve birbirinden farklı alanlara yatırım yaparak kar marjınızı artırın. Foreks ile yatırım yapmak hem çok kolay hem de oldukça güvenlidir. Bu sebeple siz de Foreks’in detaylarını öğrenerek kendi birikimlerinizle akıllı yatırımlar yaparak kazanç elde edebilirsiniz.
Kaynak : https://foreksoyna.com/foreks-nasil-ogrenili
submitted by oyazilim to u/oyazilim [link] [comments]

Loogips.com

Türkiye’de Ögür İnternetin Yüzü; LOOGİPS.COM


Ülkemizde alanında ilk ve tek olan web sitemiz Loogips.com; kendi bünyesinde bir çok yapıdan oluşan ve her türlü içerik-konu hakkında iletişim kurulabilen forumuyla birlikte 2015 yılında “Özgürlüğe Giden Vadi” sloganıyla internet dünyasına giriş yapmıştır. Loogips.com ücretsiz, özgür, bağımsız, reklamsız ve kâr amacı gütmeyen bir internet sitesidir.
Wikipedia benzeri işlev gören sitemizde konu sınırlandırılması yoktur. Üyelik işlemlerinizi kısa bir sürede tamamladıktan sonra, istediğiniz her konu için forumlarda başlık açabilir, diğer üyelerle bu başlıklar altında iletişime geçebilirsiniz.
Loogips.com, içerisinde barındırdığı legal ve illegal bilgiler, gizemli, sonuca kavuşturulamayan esrarengiz olaylar, internet dünyasının bilinmeyen yüzü ve daha yüzlerce içeriği ile beraber her şeyden önce “bilgi paylaştıkça çoğalır” ilkesini kendisine başlık edinmiştir.

Loogips.com, öğretici ve bilgilendirici amaç güden bir kuruluştur. Geniş konu ağıyla beraber üyelerinin birbirleriyle bilgi alışverişlerini içinde olmalarını, sürekli öğrenmek ve bilgiyi paylaşmak mottosu ile günden güne büyümeye devam etmektedir.

Loogips.com'u farklı kılan noktaları öğrenmek için hazır mısınız?


Loogips.com sitesinin içerikleri;
Karanlıkta aydınlanmak için: İnternetin karanlık yüzü Deep Web’in içerisinden gizemli, ürkütücü bilgiler paylaşılması;

Satanist eylemler, canlı video kanalları ile işkence, tecavüz, insan öldürme, (Gore Content*)
Kendine iş arayan kiralık katiller, (Genelde yaptıklarından ve yapabileceklerinden bahsederler.)
Terör grupları, bu gruplara üye olma ve onlarla bir olma kanalları,
DMT içeren en etkili uyuşturucunun evde nasıl yapılabileceği,
Seks kölesi yapmak için kadın satın almak isteyen insanları,
Radyo frekanslarına sızma, yönetme ve yönlendirme eylemleri,
Birçok diplomat ve tanınmış kişilerin özel bilgileri gibi içeriklerin bulunduğu; bilim adamları, katiller, uyuşturucu tüccarları, fizikçiler, politik aktivistler, hükümetler, teröristler, sapıklar, veri satıcıları, kaçakçılar, ajanlar ve daha onlarca farklı meslek türünden insanların kullandığı Deep Weeb’ e dair onlarca içerik, sitemizin forumunda yayınlanmaktadır.

Kitaplar hakkında bilgi alışverişleri;

İstediğiniz herhangi bir kitap hakkında başlık açabilir, bu başlığın altında diğer üyelerle fikir alışverişleri, yorumlar ve önerilerde bulunabilirsiniz.

Film önerileri;

Filmler hakkında diğer üyelerle konuşabilir, son çıkan filmlerin içerikleri hakkında herkesten önce bilgi edinebilirsiniz.
“Müzik ruhun gıdasıdır” parolası altında paylaşımlar;

İster Zeki Müren dinleyin, ister Rihanna, ister Azer Bülbül.. Sitemizde istediğiniz her türden müziği paylaşabilir ve yorumlayabilirsiniz.
Türk ve Dünya tarihine dair bilinmeyenler,

Uzak tarih, yakın tarih, savaşlar, krallıklar, yıkılan ülkeler ve daha nicesi.. Bu başlık altında hepsini tartışabilir, tarihe dair hiç bilmediğiniz şeyleri öğrenebilirsiniz.
Ekonomi, ileride değer kazanılması düşünülen para birimleri,

Dolar, Euro, Bitcoin, Dash, Ripple, Litecoin ve diğer para birimleri hakkında yapılan geleceğe yönelik analizler ve yorumlar eşiğiyle para birimleri hakkında fikir sahibi olabilirsiniz.
Döviz, alım-satım, yatırım araçları,

Borsa, forex, vob, investaz gibi yatırım araçları hakkında yatırım yapmayı düşünenlere yardımcı olmak amacıyla açılan başlıkta bu konuda fikir sahibi olabilirsiniz.
İnternet, sosyal medya alanında bilgiler,

Facebook, Google, İnstagram, Twitter vb sosyal medya hesaplarınızdaki takipçi sayısını artırmak, beğeni sayısını artırmak, daha geniş kitleye hitap etmek için yapmanız gereken şeyleri bu başlıkta öğrenebilirsiniz.
Dünyada en çok oynanan online oyunlar,

Lol, Pubg, Fortnite ve daha birçok oyun hakkında yorumlar yapabilir, yeniliklerden ve güncelleştirmelerden haberler öğrenebilir, oyunlar hakkında sorun yaşarsanız çözüm sürecinde yardım alabilirsiniz.
Bu başlıklardan çok daha fazlasına sahip olan Loogips.com, değerli üyeleriyle birlikte bilgilenmeye ve büyümeye devam ediyor.
Kısa bir süre içerisinde sitemizde canlı destek hizmeti açılacaktır ve değerli üyelerimiz herhangi bir sorun yaşadıkları zaman anında bizimle iletişime geçebilecektir.
Şu an yapım aşamasında olan, Android ve İos uyumlu uygulamamız da kısa bir zaman sonra hizmetinize sunulacaktır.
İnternetin karanlık yüzünü öğrenmek için, farklı farklı konularda bilgi sahibi olmak için, öğrenmek için; kısaca aramıza katılmak için neyi bekliyorsunuz?
https://loogips.com/

Misyonumuz:
Loogips.com ailesi, bilginin yeryüzündeki en kutsal madde olduğuna inanarak çıktığı yolda, öğrenmenin herkesin hakkı olduğunu düşünür ve bunun için çalışır.
Vizyonumuz:
Alanımızda tek başımıza çıktığımız bu yolda, arkamızdan geleceklere örnek olmak, yol göstermek ve ülkenin en büyük bilgi platformu olmak.
submitted by enesk001 to u/enesk001 [link] [comments]

Foreks’e başlamak isteyenlerin okuması gereken e-kitaplar

Foreks şu anda dünya genelinde en popüler yatırım alanlarından bir tanesi olduğu gibi 6 trilyon doları aşan pazar hacmi ile yatırımcıların dikkatini çekmektedir. Elde edilen bu başarı ve büyüyen pazar kuşkusuz yatırım yapmak isteyen kişilerin Foreks alanına yönelmesini sağlamaktadır. Çoğu kişi için çok bilinmeyen bir alan olduğundan dolayı bu piyasaya giriş yapacak kişilerin öncelikli olarak piyasadaki teknikleri, analizleri ve en önemlisi işlem araçlarını çok iyi bir şekilde öğrenmesi gerekmektedir. Böylece kayıpsız bir şekilde minimum risk alarak kişilerin ile gelir elde edebilmesi mümkün olmaktadır. Peki, Foreks için hangi e-kitap? okunmalı.
Bu konuda özellikle e-kitap olarak piyasaya sunulan ürünler kişilerin daha doğru ve uygun bir şekilde sistemi öğrenmesine katkı sağlamaktadır. Yatırımlarınızı yaparken güvenli bir seçenek arıyorsanız Foreks adına yazılmış olan e-kitapları tercih edebilirsiniz.

Foreks için hangi e-kitap?

Kuşkusuz bu eğitim kitaplarının sayısı çok olduğundan dolayı nicelik ve yeterlilik anlamında uygun seviyede olanlarının tercih edilmesi gerekir. Böylece daha iyi bir eğitim alarak Forekse başlangıcın uygun olması sağlanabilir. Dijital olarak paylaşılan ücretli ve ücretsiz alternatifleri olan bu kitaplar üstelik yakaladığı başarı ile birlikte yayın evlerinde dahi bulunabilir durumda. Bu açıdan okuma ve öğrenme tercihlerinize göre bu kitaplar arasında beğendiklerinizi ve size yakın bulduklarınızı tercih ederek eğitimlerinizi kitap üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. Elde edeceğiniz sonuçlar iyi olursa Foreks dünyasından en iyi faydayı almanız mümkün olacaktır.

Foreks Piyasası

Mutlu Meydan tarafından kaleme alınan Foreks kitabı özellikle ilk giriş yapacak kişiler için uygun seviyede. Yalın anlatımı ile yoğun bir şekilde destek sağlayan bu kitabı okuyarak Foreks dünyasına daha iyi bir giriş yapma imkanı elde edebilirsiniz.
Online kitaplarda çok fazla alternatif olduğu gibi özellikle firmalar bu konuda öncü olmaktır. Kişiler güven elde ettikleri firmaların kitaplarını okuyarak iyi bir başlangıç yapma imkânına sahiptir. Bununla birlikte deneyimleri ile bu alanda başarı yakalamış olan Hakan Yıldırım, Burak Sivas gibi pek çok ünlü ismin e kitap olarak yayınlanan kitapları kişilerin okuyabileceği alternatifler arasında yer almaktadır.
Bahsettiğimiz faydalı kitapların yanı sıra ücretsiz danışmanlık hizmetimizden de faydalanabilirsiniz. Foreks piyasasında en çok kullanılan Meta Trader eğitimi için en iyi 5 kaynak makalemize de göz atmanızı öneririz.

Kaynak : https://www.fxmerkezi.com/forekse-baslamak-isteyenlerin-okumasi-gereken-e-kitapla
submitted by oyazilim to u/oyazilim [link] [comments]

İndirimli test kitapları

Yıllardır kurumsal firma olarak kitap satışı yapan www.kitapaski.com olarak birçok yayınevine ait kitaplarda indirimli olarak kitap satışı yapmaktayız. Belirli süreliğine 4x4 yayınları kitaplarında %50 indirim yapılmıştır. Tüm dersler, konu anlatımlı kitap, soru bankası, yaprak test ve deneme setlerinde uygulanan bu büyük indirim müşterilerimiz tarafından büyük ilgi görmektedir. Yeni kampanyalarımızı ve kitaplar hakkında avantajlı fiyatlarımızı takip etmek için internet sitemize üye olarak kampanyalardan haberdar olabilirsiniz. 50TL ve üzeri alışverişlerinizde ücretsiz kargo seçeneğiyle Türkiye'nin her yerinde internet üzerinden sipariş verebilirsiniz. Detaylı bilgi için bizi telefon numaralarımızdan arayabilir veya internet sitemizi ve sosyal medya hesaplarımızı takip edebilirsiniz.
submitted by kitapaskicom to u/kitapaskicom [link] [comments]

Ücretsiz PDF Kitap Nasıl İndirilir? - YouTube Ücretsiz Korece Öğrenme Eğitim Seti (Korece Kitapları ... Her kitabı bedava okumak Google play üzerinden ücretli kitapları ücretsiz indirme ... ÜCRETSİZ KİTAPLAR #HOCAÇILDIRDI #LGS #MUBA #ÇEKİLİŞ #HEDİYE

Akademik Kitaplar (286) Aksiyon (2) Aşk (19) Audio (2) Bilim Kurgu (19) Bilişim & Bilgisayar (495) Çizgi Roman ve Mizah Kitapları (362) ÇOCUK KİTAPLARI (471) DİĞER KİTAPLAR (46) DİNİ KİTAPLAR (179) E-Kitaplar (509) Edebiyat (117) FELSEFE VE PSİKOLOJİ (194) Genel (124) GENEL KÜLTÜR (20) Gerilim (5) Gezi Ve Turizm (52) Hobi ... Geleneksel yollarla kağıda basılmış bir kitapla aynı deneyimi yaşamasak da e-kitaplar, yolculuklarda, toplu taşımada veya herhangi bir yerde bizlere kolaylıkla kitap okuma imkânı tanıyor.Fakat her zaman ücretsiz güvenilir e-kitap indirme sitesi bulmak kolay olmayabiliyor.. Bu içerimizde sizler için klasik ve alternatif kitapları okuyuculara sunan bazı Türkçe ücretsiz e ... The Dervish Gate (Ciltli) gibi daha birçok kitabı PDF (e-Kitap) olarak bilgisayarınıza indirmek, tablette, telefonda okumak ya da ePub olarak edinmek istiyorsanız, kitap.live üzerinden mümkün olduğunca bazı kitapların PDF dosyalarına erişebilirsiniz. Ücretsiz E-Kitaplar 3394 kitap ...Ve Sonra Hiç Kalmadı ... Sitemizde yer alan tüm e-kitaplar yer sağlayıcı rolüyle, önizleme amacıyla sunulmaktadır. Telif hakkı size ait olan bir eser için hakkında sayfasındaki "Telif hakkı sahipleri" bölümündeki formdan bizimle iletişim kurduğunuz takdirde ilgili eser sitemizden ... Kütüphanenizdeki ücretsiz e-kitapları, sesli kitapları ve dergileri ödünç alın ve indirin e-Kitap Depolama. ücretsiz e-kitap indir Popüler kitaplar Deli (Ciltli) - Gülsen Kılıçaslan

[index] [1874] [1534] [3711] [7110] [7008] [4686] [243] [3218] [7456] [3007]

Ücretsiz PDF Kitap Nasıl İndirilir? - YouTube

https://ay.link/100109 EMEGE SAYGI BEGENMEYI UNUTMAYINIZ Ücretsiz sesli kitap dinleme kanalı, sesli kitaplar dinle. Merhabalar, bugünkü videoda Korece öğrenmek isteyen arkadaşlar için Kore tarafından yabancılara Korece öğretmek amacıyla yayınlanmış Korece kitaplara bedava ... Merhaba, ücretsiz biçimde PDF ve EPUB kitaplar indirebileceğiniz pek çok site bulunuyor. Bunlardan ilki Google Kitaplar. Diğer sitelere http://www.ucretsizpd... Uygulama adı : e kitap oku . . . . . . Ig: meertcaglayan

http://forex-turck.sbmminingmachine.pw